9.Mükemmellik Boyutu
Bir şiirin “Mükemmel” olması demek, ne demektir? Nasıl ölçelsiniz. İyi, daha iyi, en iyi şiiri. Bu işin kilosu, endazesi, okkası filan yok...Şiiri değerlendirecekler var. Şiiri değerlendirecekler değerlendirirler ve sonuçta kendilerinden bir karar varırlar, “Bu okuduğum en iyi şiirdi..” derler. “Ben bu şiiri sevmedim, beğenmedim..”derler..Veya,”Ben böyle şiir okumadım, mükemmel..” derler. Kim mi diyebilir, düşünelim bakalım; kimler değerlendirme yapabilir:
1.Şairin kendisi.
2.Okuyucu;
3.Eleştirmen;
4.Sanat tarihçisi
5.Herhangi bir kimse.
Şimdi bu kişilerin bir şiiri okuduktan sonra, nasıl davranabileceklerine dair öngörülerde bulunalım. Ne diyebilir bu insanlar bir şiirin karşısında; hangi etkilerle hareket ederler.
1. Şairin kendisi:
Şairin kendisi kendi şiirine karşı tarafsız kalabilir mi? Bir şair şiirini beğenmezse zaten, okuyucu karşısına çıkarmaz. Çıkardığına göre, o şiirde hoşlandığı, güvendiği bir şeyler vardır. Bazı şairler de kendi kendilerine, kendi akıllarına aşıktırlar; kendilerini çok beğenirler; dolaysıyla yazdıkları her şeyin, “Harika! ” olduğuna inanırlar. O iyi bir şairdir, kötü bir şey yazmaz,yazamaz; onun için herkes onu beğenmek zorundadır; onu beğenmeyenler ancak onun düşmanı olabilir.
Bazı şairler ise, daha müşkülpesenttir. Onlara göre bir şiir hiçbir zaman bitmez, her zaman düzeltilecek bir sözcük, bir imge, bir şeyler vardır. Onun için bu tip şairler,şiirlerinin mükemmel hale geldiğine kendilerini iyice ikna edene kadar, (belki on sene…!) okuyucu karşısına çıkarmazlar. Bunlar “Mükemmeliyetçi şairler” dir. Şiir yazmakla öyle bir yapı kurmalıdırlar ki, o yapı kimse tarafından eleştirilemesin, kimse laf söyleyemesin.
Diğer yandan bir kısım şairler de, mükemmel bir eserin hiçbir zaman mümkün olmadığını, her yapıtın kendine göre eksinlikleri olabileceğini, fakat bir yerde özeleştiriyi kesip, okuyucu karşısına çıkıp hesaplaşmaya hazır olmak gerektiğini bilirler. Mükemmel bir eser yoktur; mükemmele yakın eser vardır.
2.Okuyucu:
Okuyucu ne kadar değişkendir. Çok çeşitli okuyucu tipleri vardır.Tümünün yaklaşımları da birbirinden farklıdır. Ama okuyucunun tutumunda en önemli özellik, şiiri sevip sevmemesinde yatar. Okuyucuları belki şöyle ayırt edebiliriz:
a.Şiirden anlamayan, tesadüfen bir şiir okuyan okuyucu.
b.Şiir yazan, bu yüzden şiir okuyan, fakat şiirden anlamayan okuyucu,
c.Kendi şiir yazan, kendi şiirine hayran, bu yüzden bütün diğer şairleri okusa bile hepsine dudak büken şair (çünkü en iyi şair kendisi) ,
d.Kendi de şiir yazan, şiiri seven, şiirden anlayan, eleştirmesini beceren okuyucu,
e.Kendi şiir yazmayan fakat profesyonel olarak şiir eleştirisi yapan, bunun için şiir okuyan okuyucu.
f. Belli bir şaire (veya ekole) hayran olan, hep o şairin şiirlerini okuyan, onlardan başka şair tanımayan okuyucu.
Bunlardan farklı daha başka türlü şiir okuyucusu var mıdır? Kuşkusuz bulunur. Düşünün. Ama şairleri aynı zamanda şiir okuyucuları olarak düşünürsek; evet şairler, başkalarının şiirlerine karşı genellikle çok insafsızdırlar. Kolay kolay hiç beğenmezler; çünkü şairler kendilerini beğenirler; onun için durmadan kendi şiirlerini başkalarına sunarlar. Başkalarının şiirlerini okurken dudak bükerler.
3.Eleştirmen:
Şiirin “Mükemmeliği” konusunda karar verecek kişilerin başında “eleştirmenler” gelir. Sahip oldukları dergi sayfalarında,falan, filan şair üzerinde yazarlar, kounuşurlar.. Tarafsız oldukları farzedilir; ama kimseyi memnun edemezler. Ha, bir de herkesi memnun etmek için yazan, paralı, kalemşör, dergi editörleri, eleştirmenleri vardır. Onlar herkesi beğenirler, onun için şairler de onları beğenirler. Fakat onların yaptığı eleştirme değil, “Tanıtma”dır.,bir çeşit güzellemedir..İşte o kadar.
Şiirin “Mükemmeliğini” kim ölçebilir; her toplumda zevkine güvenilen, derin edebiyat,şiir sevgisi olan öğretmenler, arkadaşlar, insanlar vardır.. bunlar zaman zaman kendi önlerine konan şiirler üzerine kendi bireysel düşüncelerini söylerler, şiirin ne kadar iyi olduğu konusunda fikir beyan ederler. Şairin eninde sonunda bir eleştirmene ihtiyacı vardır.
Bir şiiri ölçecek olan ya “kendi”miz olacağı. O bakımdan, bir yazar, “ Kendi eserinin en insafsız eleştirmeni yine kendin olacaksın” diyor. Yada bir başkasını “Önüt” kabul edip onun önüne şiirimizi koyacağız, onun düşüncelerini alacağız.. bunları ya kabul edeceğiz, yada kabul etmeyip, kendi öz yargılarımızla hareket edeceğiz..
Şiirin mükemmelliğini ölçen bir alet var mıdır? Öyle bir alet yoktur..deyip kaçmak, çok kolaya kaçmaktır. Gerçek bir araştırıcı hiçbir zaman “bulma” yolunda geri kalmaz; her ne kadar şiir fena halde “Bireysel” bir olgu halde, kimse kimsenin zevkine karışamayacağı halde.. Mükemmeliği ölçecek bir araç bulmak zorundayız. Kimbilir bir gün…
Erdal CeyhanKayıt Tarihi : 12.6.2010 06:40:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!