Ada Vapuru Gibi Olurdu Masam Şiiri - Üna ...

Ünal Beşkese
1009

ŞİİR


61

TAKİPÇİ

Günün Şiiri

Diğer Günlere Ait Şiirleri İncelemek İçin Tarih Seçiniz:

Ada vapuru gibi olurdu masam;
Bir yanda çiçekçi Madam Marika ve eşi Yorgo,
Karşımda meyhaneci Aleko,
Bir yanımda Balıkçı Hüseyin'le udu
Ve bir de sen vardın, masamın çiçeği gibi,
Yanıbaşımda oturur,
Bütün gece tek bir kadeh içerdin,
Başını omzuma dayar, gözlerini kapatır,
Sanki kendinden geçerdin...

Hep, açık-saçık fıkralar anlatırdı Marika
Ve sonunda Rum şuhluğuyla bir kahkaha atardı.
Hiç oralı olmazdı Yorgo, durmadan atıştırırdı,
Onu ancak iki şişe 'papazkarası' yatıştırırdı.
Alekonun rakı bardağı hep dolu dururdu,
Arada mezeleri tazeler,
Sonra karşıma otururdu
Ve armonikasıyla
Ya bir 'Fehmi Ege' tangosu
Ya da bir 'sirtaki' çalardı;
Ne düşünürdü bilmem ama
Çalarken hep gözleri dolardı.
Hüseyin'e 'Balıkçı' derlerdi ama
Udu, oltasından çok daha hünerliydi;
Hep üçüncü kadehte alıp eline
Mutlaka 'Selâhattin Pınar'dan başlardı;
'Ud ağlar mı' demeyin, udu ağlatırdı...
İşte, o zaman, şöyle bir dikilerek Yorgo
Osmanlı'dan kalma sesiyle
Ve hafif bir 'Adalı Rum' şivesiyle
Başladı mı, susardı tüm Ada, hattâ deniz;
'Bir bahâr akşamı rastladım size,
Sevinçli bir telâş içindeydiniz.
Uzaktan bakınca gözlerinize
Neden başınızı öne eğdiniz? '

Seninle geçen o yaz, her akşam
Yemek üstüne içilen köpüklü kahve misâli
'Ada Vapuru' keyfindeydi masam...
Ah! ...Keşke hiç hatırlamasam...

Güz başlarıydı,
Bir sabah uyandığımda
Sanki vurgun yemiş gibiydi bütün Ada...
Çamlar boynunu bükmüş,
Dil, benden yüzünü gizler gibiydi utancından.
Marika'nın vitrininde sadece siyah güller vardı,
Yorgo henüz uyanmamış,
Aleko dükkânı açmamıştı.
Deniz, sanki başını taştan taşa vuruyordu,
Hüseyin'in teknesi, çaresiz
Sallanıp duruyordu.
Anladım; Ada öksüz, masam çiçeksiz kalmıştı,
..........Sen, gitmiştin...

Ben, o akşam
Ada Vapurumun cankurtaran sandalı gibi
Evimde kurdum masamı.
Ne Marika'nın kahkahalarını dinlemeyi,
Ne Hüseyin'in udu eşliğinde inlemeyi
Gözüm kesmemişti.
Kadehime rakı diye seni doldurdum,
Rakıma, su diye seni ekledim
Ve sen diye götürdüm kadehi dudaklarıma
Doldurup doldurup seni içtim sabaha kadar;
İçime ecelim gibi aktın.
Sabaha kadar durmadan haykırdım adını
Ve o bed sesimle mırıldandım;
'Nereden sevdim ah! Ben o zâlim kadını,
Bana zehretti hayatın tadını...'

Yıllar, yıllar geçti aradan;
Yorgo'nun vefatından sonra
Madam Marika, içine kapanmış,
Aleko, dükkânı kapatıp Ada'dan gitmişti
Yolsuz kalan Hüseyin,
Önce teknesini, sonunda udunu da satmıştı;
'Ada Vapurum' batmıştı....

Ben, şimdi
Yaz-kış, sabah-akşam demeden
Hep sahilde dolaşıyorum.
Çakıl taşlarıyla, yosunlarla konuşup
Bıkmadan, usanmadan tekrar tekrar
O yazın anılarını yaşıyorum.
Martılara, karabataklara,
Uzak sahillerden gelen dalgalara rüzgâra
Halâ,ümitle seni soruyorum.
Ve Yorgo'nun sesini taklide çalışıp
Bir şarkı tutturdum, gidiyorum.
Bu kez, bestekâr farklı, ama makam yine 'hüzün'
(Zaten, şarkıların hüznü Ada vapurundan hiç inmedi.)
'Yine bu yıl, Ada sensiz içime hiç sinmedi,
Dilde yalnız dolaştım hep, gözyaşlarım dinmedi...'

Oysa, bir zamanlar
Ada Vapuru gibi olurdu masam,
Keşke, hiç hatırlamasam...

(2008)

Ünal Beşkese
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Sizce bu şiir ne hakkında?
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Perihan Pehlivan
    Perihan Pehlivan

    güne hayırlı olsun hayat bata çıka geçiyor.

    Cevap Yaz
  • Cihat Şahin
    Cihat Şahin

    Biz, içeriği rezalet şeylerin reklamıyla dolu olan bu sözde şiire daha önceki yayınlandığı yıllarda gereken yorumu yapmışız. Dediklerimizin aynen arkasındayız.

    Cevap Yaz
  • Cihat Şahin
    Cihat Şahin

    "KİŞİ DOSTUNUN DİNİ ÜZEREDİR!" -Hadis-i şerif meali-

    "ARKADAŞININ KİM OLDUĞUNU SÖYLE, BEN DE SANA KİM OLDUĞUNU SÖYLEYEYİM!" -Ata sözü-

    Cevap Yaz
  • Cihat Şahin
    Cihat Şahin

    "KİMKİME BENZEMEK İSTERSE, O DA ONLARDAN OLUR!" -Hadis-i şerif meali-

    Bazıları müslüman ismi taşıyıp kendilerini müslüman bir birey gibi lanse etmeye çalışsalar da, emelleri ve amelleriyle keferelerden bir farkları yoktur. Böylelerinin akıbetleri de elbette, o öve, öve bitiremedikleri kafirlerin bet akıbetleri gibi olacak ve onlar gibi nar-ı cahimi boylayacaklardır!

    Bu herifler kendilerinin ne mal olduklarını yine kendileri ifşa ediyorlar da, bu antoloji'nin sayfa yöneticilerine ne oluyor da, böyle iğrenç bir yazıyı burada yayınlayarak, kanunen ve dinen yasak olan içki reklamını günün şiiri seçiyorlar?

    Cevap Yaz
  • Güner Hacısalihoğlu
    Güner Hacısalihoğlu

    Oldukça zorlu bir çalışma Ünal bey hocam. Makale gibi..

    Çok güzeldi okumak..

    Gönlünüze emeğinize sağlık.

    Tebrik ediyorum...

    Sevgiler saygılar..

    Cevap Yaz
  • Mesut Bayram Özbek
    Mesut Bayram Özbek

    Çok dokunaklı hüzün dolu mısralar anılar içinde geçen bir ömür gönülden kutlarım kaleminize yüreğinize sağlık Mesut Özbek

    Cevap Yaz
  • Mesut Bayram Özbek
    Mesut Bayram Özbek

    Çok dokunaklı hüzün dolu mısralar anılar içinde geçen bir ömür gönülden kutlarım kaleminize yüreğinize sağlık Mesut Özbek

    Cevap Yaz
  • Mesut Bayram Özbek
    Mesut Bayram Özbek

    Çok dokunaklı hüzün dolu mısralar anılar içinde geçen bir ömür gönülden kutlarım kaleminize yüreğinize sağlık Mesut Özbek

    Cevap Yaz
  • Hüsamettin Sungur
    Hüsamettin Sungur

    Dilinize sağlık
    beğeni ile okudum

    Cevap Yaz
  • Halenur Kor
    Halenur Kor

    Hiç hatırlamasam dese de insan, yüreğe yer eden anılar hiç unutulmaz... Kurgu da olsa, o kadar gerçekçi ve sıcak ki dizeler, içinde kayboluyor insan... Okuyunca, denizin kokusunu, o udun sesini ve şen kahkahaları duyuyorum sanki...
    Kaleminize, yüreğinize sağlık üstadım. Mutlu ve sağlıklı kalın. Selam ve sevgiler...

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (136)