Hüzünlü Bir Islık Gibi Dokundun Düşlerime
Diz çöküp oturdum yeni bir hayatın avlusuna.
Ömrümün karalanmış tüm sayfalarını temize çektim.
Her sayfa kendinden sonraki sayfayı tanıklığa çağırdı.
Aşklarım ve yalnızlıklarım utangaç bir çocuk gibi susuyordu.
Anılarım volta atıyordu belleğimin ara sokaklarında..
Çocukluğum kapadokya vadilerinde serçe kovalıyor, gençliğim ülkemin duvarlarına çhe’nin resmini çiziyor ve yoksul ankara varoşlarında devrim tartışmaları yapıyordu.
Hep aynı istasyona doğru ilerleyip durdu içimde zaman treni.
Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime
Devamını Oku
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta