insan olabilene hayat tıpkı şiir gibidir..sarılacaksın seni hayata bağlayan noktaların herbirine...seni hayata bağlayan noktalarını kaybedersen noktalar gider "sıır" kalır..((nGn))
arzıs sevmelerin eşiğindeyim,elpençe divana durdum.el etek öpüyorum gurula hemde.destansı bir sevdanın beşiğindeyim,aşkın sallantısına uydum.onulmaz bir yaram var aşka dair, ölümsüzlük döşeğindeyim..((nGn))
çok zifiri içimde ki sana dair, uslanmayan çocuk havasındakı o başedemediğim ama başeğmediğim özlemin..((nGn))
iri ve kel bir akbabayım..ardından iştahla yalpalayarak yürüyorum. sevgili sen koş önüm sıra,ben ardında öldürdüğün duygularımın leşlerini yiyorum...((nGn))
olay yeri incelemeyim sanki,her aşk öldüren her hunharca sevda katleden,akıl almaz biçimde yarım bırakılan ve seri kalp çalınmalarında ihbarı bana yapıyorlar..ki ben kendi olay mahalimden çıkamamışken daha..((nGn))
bağ bozumu şimdi naçar sevdalar.
eskiden ne kaldıysa geriye kirletilmiş bir genç kız yüreği...
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta