Karanlık çöktü gar' ın, bütün gişelerine,
Umutlar biriktirdim, gönül şişelerine.
Gözyaşıyla ıslanan, yastık köşelerine,
İsyanımı bıraktım, anlamıyor' mu ? sandın.
Dertler sanki bir yumruk, boğazıma çaktılar,
Mevsimler değişir, kış olur bahar,
Gülümün bağına, erken düştü kar
Benim şu gönlümde, bitmez ahu zar.
Silmekle kurumaz,gözümün nemi
ÖMÜR KADEHİ
Gönlümün bağında, baykuşlar öter
Dertler kervanına, binipte gittim
Bitmiyor çileler,çektiğim yeter
Vuslatın nârında, sönüp de gittim.
Gözünü kırpmadan, ölüme koşan
Bentleri geçerek, dağları aşan
Her karışı kanla, yıkanıp coşan
Dalgalan göklerde, şanlı bayrağım
Seni sensiz yaşamak
Odamın tavanında asılı duruyor gülüşün,
Ben aşağıda,
yokluğunun ağırlığıyla eziliyorum.
İşte yine akşam oldu,
Sessizce (beyit)
Fanidir ki bu dünya, sen aldanma şanına,
koşarsan kazanırsın, rahmetin her anına.
tartmadan kelam etme, dil yarası derindir,
SOLMAYAN GÜLÜM
Dilimde mühürlü, bin bir sözlerim
Aklından geçeni, okur gözlerim,
Yıllardır yolunu, öyle gözlerim,
Çağırsam yanıma, gelirmisin yâr.
SONBAHAR
Sonbahar yağmuruyla, çöker içime hüzün
Efkarlı bulut gibi, ağlamaklı olurum.
Gün gider gölge gelir, geride kalır yazın.
Buğulanır gözlerim, uzaklara dalarım.
Edirne’de başladı o hünkarın hayatı,
On dördüncü asırda, doğdu Sultan Mehmet han.
Cihan imparatoru, savaşmaktı zanaatı,
TAKILDIM
Sözlerinin hepsi, yalanmış meğer
Verdiğim emekler, talanmış meğer
Besleyip büyüttüm, yılanmış meğer
Gövdesi olmayan, dala takıldım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!