Bir mısra söylemek.
Öyle bir mısra ki, bir damla su; çölün ortasında, sıcağa inat ve başı dik...
--
Öyle bir mısra ki; miras...
Defterlerin ve kitapların hafızasına aşkla kazınmış...
Yanına bir gül yaprağı konmuş.
Bir mısra...
Yıllar sonra...
Herhangi bir zamanda ve herhangi bir yerde heyecanla paylaşılan.
Sevgilinin yanında...
Dostun yanında...
Bir bardak çay, derin bir nefes ve hayata merhem gibi sürülen...
Bir mısra...
--
Yeri gelir...
Saatler süren sohbetlerin...
Bir “yaşamak” sancısının adını arayışların...
Kimi zaman o tarifsiz ürpertilerin...
Yanmaların...
Yüreğin kuş olup uçacağı heyecanların...
Hani kelimeler aciz kalır ya...
Bir masum bakışın...
Anlatmaya ve anlaşılmaya muhtaç bir masum bakışın...
İmdadına yetişir.
Bir mısra.
--
Bir mısra...
Müebbet bir derin nefesin, prangalarından kurtulup özgürlüğüne kavuşmasıdır.
Nihayet; baktığını görmek, gördüğünü anlamaktır.
Üç beş kelimedir belki, hayatı taşır sırtında bütün sırlarıyla...
--
Öyle bir mısra ki; o andan itibaren sahibi şairdir.
Gayrı tek söz söylemese bile kıyamete kadar...
--
Her mısra değil! ..
Çoğu seraptır; her coşkunun ve heyecanın ve dahi hüznün gayretiyle “o mısra” zannedilmiş...
Çoğu sadece zan! ..
--
Öyle bir mısra ki...
Acıdan damıtılır ancak...
Sahibi, dönüp bakamaz “şair”liğine...
Ani ve katı bir huzurla, donuk bir tebessümdür yaşattığı.
Acının makamından, hüznün makamına yükseltir.
Çünkü o mısra...
Sahibi için, geç kalmış bir mısradır.
Çağrıldığı zaman değil, istediği zaman gelir...
Kayıt Tarihi : 20.12.2004 00:31:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Acıdan damıtılır ancak...
Sahibi, dönüp bakamaz “şair”liğine...
Ani ve katı bir huzurla, donuk bir tebessümdür yaşattığı.
Acının makamından, hüznün makamına yükseltir.
Çünkü o mısra...
Sahibi için, geç kalmış bir mısradır.
Çağrıldığı zaman değil, istediği zaman gelir...
kesinlikle doğru...
kutlarım dizelerini Murat kardeşim..
TÜM YORUMLAR (2)