Bohem yaşantının kıvrımlarında,
İçimin sönmeyen hâlesi; şiir!
Tam da duyguların harman çağında,
Şahsımın en büyük payesi; şiir!
Kelime, hâlimin tek arzuhali,
Ömrümün yazılma gayesi; şiir!
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Yaşın gerçekten 18 ise hayran kaldığımı belirtmek isterim. İsmini, tesadüfen Emir AKCAN'ın şiirlerine yazdığın yorumda okudum ve içimden bir ses sayfana uğramamı söyledi. Bu yaşta bir genç, şiire bu kadar hakim olabiliyor ve onu anlatabiliyorsa, elimizden; 'Bravo' demekten başka birşey gelmez.
Tebrik eder, selam ve sevgiler sunarım.
Şiir
El gibi uzakta duran sevgilim,
Bir ömür peşinde yoran sevgilim.
'Şiir nedir? ' diye soran sevgilim,
Maşuka aşığın sözüdür şiir...
Başka gül yok gibi hep sana konan,
Bal diyerek senin zehrine kanan.
Bir bakışın ile kavrulup yanan,
Yürekte ateşin közüdür şiir...
Sevdadır hep gönüllerde kışlayan,
Nasıl insan olur onu dışlayan?
Her mısraı sevgi ile başlayan,
En güzel sözlerin özüdür şiir...
Fatih onun için sürdü kıratı,
O, dost etti Nef'i ile Murat'ı.
Âmâya bile geçirir Sırat'ı,
Görmeyen gözlerin gözüdür şiir...
02.05.2005
G.
Mustafa Erkenekli
bak bu olmuş işte .tebrikler .
Şiirden Necip Fazıl'ın büyük hayaline yolculuk...Yolcuya ve üstada selamlar, saygılar...Tebrikler...
Kelime, hâlimin tek arzuhali,
Ömrümün yazılma gayesi; şiir!
Bir söz söylemenin çoktur vebali,
Vicdanî felahın çaresi; şiir!
çok güzel hoş olmuş
hep devam etsin bu ateş hiç sönmesin oğlum
sevgilerimle
hiç yitirme bu sevgiyi ve yeteneği..:)
tebrikler
bağıracağım
kim unutabilir olgunlaşan öpüşü
sevgilim gülüşün nereye emanet
kalbini nerelerde nadasa bıraktın
git biliyorum döneceksin kendine
gururunda terk edecek
ömrünün taç yaprakları düştükçe
dizinin dibine
tebrikler yolunuz açık olsun selam ve saygılar
Bu yobaz ahlâkın anaforunda,
Adımın vefalı aynası; şiir!
Büyük bir doğuyu davâ yolunda,
Tek düze çıkaran enesi; şiir!
seviyorum genç kalemleri pırıl pırıl ve temiz
tebrikler...
Bu şiir ile ilgili 7 tane yorum bulunmakta