gece erirken için için sabahın nefesiyle
bir gizem deryası iken kâinat
yola revan olmuşken zaman sıfır üç menzilinde
bir fay kırığı gibi apansız bölündü uykularım
Mekke’nin çığlıkları geliyor derinden derine
Çeçenya, Filistin, Irak ve tüm dünya
sanki “Ebu garip” olup, paslı bir çivi gibi
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




İçerdiği duyguya, hüzne ve samimiyete inanmamak ve katılmamak mümkün değil gibi. Güçlü bir anlatımla, tarihten örneklerle, ilahi esintilerle süslenmiş gayet latif, kulağa hoş gelen bir anlatım.
Şiirsel olmuş. Duygu yüklü olmuş ama şiir olmamış. Elbette ki bu konuların ve gerçeklerin harmanlandığı bir eserden sanat beklemek, şairden kafiye ve özenle seçilmiş dize beklemek doğru değildir..! Daha açıklayıcı, daha teferruatlı yazılsa eminim çok güzel bir deneme olurdu..Şairi bağışlasın beni lütfen.
Selam ve dua ile..
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta