Gitme desem kalır mısın
huzur buluyorum seninle
gecem gündüzüm nur oluyor desem
inanır mısın bana
ey şehri ramazan
gitme desem kalır mısın
Gazze'de
çocuk olmak
okul yüzü görememek
kalem defter bilememek
kitap yerine annesinin göz yaşını okumak
Gazzede çocuk olmak
Geçmiş zamanlar bizim için yedi mühürlü bir kitaptır " diyor Goethe. Ne güzel bir söz.Geçmişini bilmeden geleceğe emin adımlar atamayız.Kendimize ve çocuklarımıza güzel bir gelecek inşa etmek istiyorsak önce geçmişimize bakacağız.Tarihimizi okuyacağız.Atalarımız neler yaşamış.Nasıl yaşamış.Eskiden günler geceler nasıl geçermiş, bilmek gerek.Dedelerimizi ninelerimizi dinleyelim bir.Ne kadar da güzel konuşuyorlar değil mi?Hem yaşadıklarını anlatıyorlar derin derin iç çekerek hemde güzel güzel nasihat ediyorlar.Eğer dinlersek bizim bugünümüz ve geleceğimizin huzurlu olması için geçmişten gelenlerde ip uçları veriyorlar.'Amann geçmiş bir tozdur üfle gitsin' demekle gitmiyor, bitmiyor her şey. Ne varsa eskilerde var yine.Nezaket incelik hassasiyet iyilik...Siz hiç bayramlarda tanımadığınız insanların ellerini öpüp hayırlı bayramlar dilediniz mi?Siz hiç akşam işten gelirken sokakta çöp toplayan abiye 'kolay gelsin' dediniz mi?Tanımadığınız halde hastaneye gidip hastaları ziyaret ederek iyi dileklerinizi sundunuz mu?Eskiden evde hasta yada bebek varsa pencereye çiçek saksısı konurmuş.O saksıyı gören mahalle çocukları diğer sokakta oynarmış. Oradan geçen satıcılar sessizce geçip giderlermiş.Sizin üfleyip gönderdiğiniz o eski zamanlarda büyüklere hürmet küçüklere şefkat varmış.Edep ile gelen lutüf ile gider yazarmiş kapı tokmaklarında.Eskiden kapıda iki tokmak olur.Gelen misafir kadınsa ince ses çıkaran tokmağı vurur ve içeriden de evin hanımı açarmış.Gelen misafir erkek ise kalın ses çıkaran tokmağı vurur kapıyı erkek açarmış.Böylece mahremiyet korunurmuş.Şimdi değil mahremiyet bir kadın erkek ile tokalaşmazsa akşam sokak köşelerinde buluşmazsa tuhaf karşılanıyor.İlkokuldaki çocukların bile sevgilisi var şimdi.ikinci sınıfa giden bir çocuk sırf sevgilisi yok diye ayıplanıyor.Okullarda yada mahallelerde çocukların ayakkabısı kıyafetleri marka değil diye diğer çocuklar tarafından hor görülüyor.O diğer çocukları eğitenler de bizleriz maalesef. Nedir bu kendini beğenmişlik nedir bu kibir.Nedir bu ön yargı. Gelin kurtulalım bütün egolarımızdan ön yargılarımızdan.Geçmişin izinde geleceğe doğru güzel adımlar ile ilerleyeyim.Unutmayalım geçmişini bilmeyenin sevmeyenin, geçmişinden ders almayanın ne bugünü nede geleceği olmaz,olamaz.
Gel kalem tutsun elin..
Şiir yazsın..
Silah tutmasin..
Bıçak tutmasin..
Gel nasihat etsin dilin..
Dua etsin..
..
gün batımında garip bir hüzün
yürekte..
bakışlar dalgın..
yollar dargın gelmeyenlere..
aşk kuru bir hurma çekirdeği sanki..
EFENDİM
Hasretin narında yandıkça yandı yüreğim
Kalmadı bende gayrı dayanacak hal Efendim
Senin adın anıldığı sürece bu fakirhanede
Bir kadını sevip ondan çocuk yapmak ile baba olunmaz.Her çocuğu olan kişi baba değildir.Belki herkes baba bilir ama babalık sözde değil özdedir.İnsan sadece çalışıp eve para getirmekle baba olmaz.Okul masrafları şudur budur boş işler onlar.Her şeyin başı sevgi.Sevgisiz para da pul da boş.Sevgi ise emek ister.Çocuk en çok kendi ile ilgileneni kendisiyle vakit geçireni sever ve ister.Çocuklarımızın önce ruhunun gıdasını vereceğiz sonra da midesi zaten doyar.Allah deldiği boğazı boş bırakacak değil.Hem baba sevgisi ilgisi olmadıktan sonra çocuk her gün et ekmek yese ne.Her şeyin başı huzurdur aslında sağlıktan evvel.Huzur da aileden kaynaklanır.Aileyi baba yönetir her ne kadar zamane hanımları evin reisliğini paylaşma sevdasında olsa da beyhude.Erkek yani babadır her zaman evde baş rolde.Baba sevmezse anneyi annede sevmez çocuğu ve hayatı.Baba sevmezse yahut sevgisini belirtmezse ailesine çocuğuna sevgisizlikten çürür gider içine kurt giren ağaçlar gibi.Eğer bir baba yuvasının çürüyüp dağılıp gitmesini istemiyorsa sevecek, sevdiğini belli edecek bunun başka yolu yoktur.Yoksa hem kendi ruhunu hem ailenin ruhunu kaybeder.Ruhsuz ruhsuz da hayat olmaz biliyorsunuz.Ruhunuza iyi bakın.
Derken
vakit gece oldu
ve
hala yoksun..
Bak çayın da soğudu..
Dur
İnsan,
kader kısmet diyor..
sabretmek istiyor..
isyan zaten yakışmaz imanlı bir gönüle
de yinede üzülüyor insan..
hepimiz kuluz neticede
Kahramanmaraş lıyım..
Sütçü imam torunuyum..
ne ermeni
nede yahudi..
has be has müslüman Türküm ben..
gerekirse




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!