ŞİTTEDE HAYIR
Kadını katledip öldüren kişi
Sende bir kadından türemedin mi?
Anam, bacım diye bağrına basıp
Gönlünü yoluna seremedin mi?
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




İçler acısı durumlar...Her kötülüğün başı CEHALET...
Güçlü kaleminize, hisseden yüreğinize tebriklerim içten, sevgimle.
Şiddetin özünde kendini ifade edememişlik vardır..... Teknolojik olarak daha az gelişmiş olduğumuz yıllarda demek ki insanlar kendilerini daha iyi ifade edebiliyorlardı ki, şiddet bu boyutta değildi, daha da ilginci bu kadar kanıksanmamıştı...
Günümüzde insanlık yalnızlaştıkça, hayat çarkının içine sıkıştıkça güçlü güçsüzü ezmeye başladı... Şiddetin her türü arttı... Ekonomik, psikolojik, sosyolojik şiddet... aldı başını gidiyor....
Kim dur diyecek?... Demesi gerekenler de bir şekilde şiddetin failleri çünkü.... En büyük eğitim örneklemeymiş... Evde annesinin şiddet gördüğünün bilerek büyüyüen erkek çocuk, her ne kadar buna o anda karşı gibi görünse de bilinç altına bunu 'olabilir' diye kaydediyor ve bir gün de kendisi uyguluyor....
Erkek egemen toplumlarda 'kadına şiddet' daha az ceza gören... hatta bazı durumlarda onaylanan bir algı olarak topluma yerleşmişken 'çok ağır' yaptırımlar uygulanmadan bitecek gibi görünmüyor ne yazık ki!....
Toplumun içini acıtan bir konuya çok net bir dille 'hayır' dediğiniz şiirinizdeki haykırışlarınız umarım herkese ulaşır... Yüreğinize, kaleminize sağlık.... Saygılarımla.....
Cahil zihniyetle başetmek zor..Malesef şiddet var...Önce insan olmak gerek..Yürekte merhamet olması lazım..Harika şiirininizi kutluyorum..Sevgilerimle...++ant
Bir kez daha şiirdeyim.Her devirde güncelliğini sürdüren bir toplumsal sorunu masaya yatırmış değerli şaire. Tam yerinden vurmuş neşteri. Kutluyorum güçlü kaleminizi bir kez daha Necla' cığım. Sevgimle...
Mezar kabul etse, 'toprak eder mi?'
O toprağı yurt edenleri hiç mi okumadı, yarına bırakanları, bizlere 'buyurun, vatan size emanet' diyenlerden hiç mi haberi olmadı?
Utanç verici günlerden geçerken, şiire döken ve öğüt veren siz ve siz gibi şairlere ne mutlu Necla Hanım.
Kutlarım Efendim..
Toplumun derin yarası olan kadına şiddeti kudretli kaleminizle çok anlamlı bir biçimde dile getirmişsiniz.Manidar dizelerle uyarıcı öğütler vermişsiniz sizi ve kaleminizi kutlar devamlı olmasını dilerim..Sevgi ve selamlarımla...
Şiddetin her türlüsü kötü helede kadına şiddet hiç af edilmeyecek cinsten...güzel ve anlamlı şiirini ilgiyle okudum yüreksesin hiç susmasın Necla hanım tepriklerimi sunarım saygılarımla...
Duyarlı yüreğin isyanı olmalı tabiki yerden göğe kadar da haklısın bazen insanlar insanlığını unutabiliyor ama unutmamak gerekir kimsenin bir başkasına şiddet uygulamaya hakkı yoktur hatta değil insana hayvana bile vurulmamalı onuda bir yaratan olduğunu unutmamalıyız yüreğinize sağlık anlam ve duygu dolu bu mısralarınız için kaleminizi candan tebrik ediyorum başarılarınızın devamını diliyorum.Saygı ve sevgilerimle.
elbet de şiddetin her türlüsüne hayır bir anlık öfke bile nelere mal oluyor birazcık sabır ve tahammülün sonu nede güzel geliyor lütfen kendimiz için sevdiklerimiz için çocuklarımız için ülkemiz için şerlerin defi hayırları fethi için şiddete hayır diyelim...
hoş bir paylaşımdı.+10 amma ve lakin;
'Sana da ağlıyor bak bir ana' hece eksik sanki ahenk bozulmuş.'Sana ağlamaz mı doğuran ana'gibi bir değişiklik düşünülemez mi.
Bu şiir ile ilgili 50 tane yorum bulunmakta