Dününden bugüne sonsuza değin
Hepten yalanmışsın yoktur gerçeğin
Kurusun bağların solsun çiçeğin
Dört mevsim baharın yaz’ın olmasın….
Cemrelerden sonra sen geldin oğul
Dağda nevruz açtı ömrümde bahar
Cemrelerden sonra sen geldin oğul
Çiçekler her sabah göklere bakar
Cemrelerden sonra sen geldin oğul
Nemli gözler kendinden geçmişliğini dökerken
Umutları alt üst eden aymazlığınla
güneşi göremeyecek çocuklar bıraktın ardında
Korkularımızı çarpıp yüzümüze duyarsızlığımızın bedelini çiviledin içimize
Acılarımız ağıtlarımız dokunmuyor sana, dokunmayacakta
Çünkü biz dünde böyle tedbirsiz kaderci idik
Yer yarıldı dağ bölündü ezildim
Gülüm soldu kanım dondu Türkiye'm
Kavim kardaş çukurlara dizildim
Gülüm soldu kanım dondu Türkiye'm
Üstüme çullandı, otagım barkım
Dinle sesini çırpınan yüreğimin
En derinindedir aşk uçurumlarının
Gün görmez el değmez
mağraların gizli oyuklarında anıları yad eder
Gözlerim takıldı kaldı
Asılı duran takvim yaprağına
Üşüdüm….
Tarih on mayıs
Doğum günüm bugün
Kurşun hızı ile kayan zamanda
Geveleyip duruyoruz dünden kalan anıları
Sevgi, mutluluk, nihayeti içimiz ağlıyor
Susa susa dolduruyoruz lâl odalarını
Göğün nazlı çiçeği kar gibi berrak ve saf
Kalpteki sevgiliyi sırsıklam seviyoruz
Ne gurur ne de inat bizi böyle savuran
Dokunamadan aşka eriyip gidiyoruz...
Sibel Kılıç.....
Yanakların kırışmış boş laf doğruyor dilin
Kalbin de tekliyormuş, buz kesiyormuş elin
Gayri vazgeç diyorum kendini kandırmaktan
Dünkü gibi değilsin bozuluyor cemalin….
Sibel Kılıç.....
Geceme ışık olan gözlerinin gülüşü
Kaç cehennemi mi cennete dönderdi de
Yüz mü çevirdim sanırsın senden
İç çekmelerim kifayetsiz sözlerinin kefareti oldu olalı
Özlem içerisinde üşüyen duygularımı azat ettim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!