Bazı zamanlar şiir yazar, bazı zamanlar türkü söylerim. Şiir gibi yaşadın be Sezgin! Diyerek vuslata ereceğimin inancını yaşayarak nefes almaya devam ediyorum.
Kırşehir'in Mucur ilçesindenim. Çok bahsetmelik bir hayatım yok. Kırşehir Öğretmen Lisesi'ni bitirdim. Bilkent Üniversitesi işletme mezunuyum. Bağlama çalar, türkü söyler, yer yer de şiirler yazarım. Şu an için belli bir tarzım olmasa da, bir yaklaşımım var.
Şu an Cennet kadar güzel Manavgat'ta yasiyorum.
Eserleri
Kreşendo
Kalp atışın çarptı bana birgün
O gün ilk kez çift çarptı gönlüm
nefes aldım
Baktım aldığım nefes senin nefesin
Sen bana ben sana
Iç içe geçmişiz
Bilemedim
Ama hissettim tenimde
Hissetmek zaten bilmekten daha bilmek değil midir?
Taa Çukurunda degil midir yaşamanın
Ben seninle ikiyi tek hissettim
İlk defa iki kalbi tek yürek, iki nefesi tek nefis bildim
Sonra dedim;
O an erisek
aynı kalpte tek nefesken
Hani bahsettim ya üstte
Acaba karışır mıyız birbirimize en saf halimizle
Alaşır mıyız toprağa
ve sonra çıkar mıyız göğe doğru
Orada kalalım olmaz mı
Yeniden dönmeyelim yerin yüzüne
Yeryüzünün aklı var gökyüzünün kalbi
Biz göğün kalbiyle kalalım onun ile yatalım pembelim
Ne dersin; bulutlar içinde fasulyeden olmaz mı çimen?
Dalsak Bulutların göğsüne yeşerir miyiz dersin
Yeşeririz bence ve de yayılırız gökyüzüne
Belki birgün bir kalp bir başka kalbe değdiğinde
Yeryüzüne tohum olur yağarız
Tarlalardan sevgi fışkırsın diye
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!