Rûh'uma dokunur mavi'yle yeşil,
Gönlüm dağda kaldı özür dilerim.
Dehlizlerin kıyısına bağlandım
Deryadan denizden özür dilerim.
Bilirim istersin yeni bir papuç
Alamam diyemem alırım oğul
Hele bu gece bir sabâh olsun
Akşama papuçla dönerim oğul.
Çaresiz yoksulluk gider ya güce
Para deyip geçme gel gör ardından
Tazı gibi nice koşanlar gördüm
Cennet Cehennemi unutmuş insan
Zevki sefa ile coşanlar gördüm
Bozuldu düzen yine,
Feryâdın figânı var.
Bu dünyâ üzerinde,
Nâs'ın imtihânı var.
Paran mı var derdin var,
Bakmayı bilmeyen gözlerin varsa
Bütün yüreğimi közlerin sarsa
Ne kadar cilalı sözlerin olsa
Karanlık olmadan parlamaz yıldız.
Alem ateş olup yangın kor'sada
Aslında ben çok iyi biriyim
Akılsızlar içinde az deliyim
Kötü de olmam gerekiyorsa
Canınızı yaka yaka gelirim.
Gafletim dağıl artık başımdan
Hayat bana engel koyma ne olur
Atarlıyım o engeli aşarım
Gelmişi geçmişi sayma ne olur
Tâç takarım paşa paşa yaşarım
Bilmezsin aşkımın azâmetini
Perşembe'den geçer Ordunun yolu
Yoluma bakıyor Ordu'nun gülü
Bolaman'da tuttu bizi bir dolu
Söyle gardaş söyle yâre haber ver
Aklıllı insanı toprağa salın,
Filiz olur fidan olur dal verir
Fikr edipte doyuracaksa karın
Petek olur arı olur bal verir.
Nerde o bu dünyaya doymayan
Anaya babaya el kaldıranlar
Arşı öfkelendiren imtihândır
Allah'a şirk koşup başkaldıranlar
Peygamber ağlatan bir imtihândır.
Evlât babasını görüyorken yük




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!