Kalabalıklar içinde sırıtan biriyim ben
oyunbozanın biri
bir yaz ikindisinin konserinden gelen
ergen kızların gözünde
ya da denizden gelen ayağı kokan adamlar gibi
sevimsiz, pasaklının biri....
Dostum. gevşetmiyor beni yataklar
derin acılarla buğulandığım zaman
ben hep bir ölüyü taşırım
gövdemin sokaklarından mezarlığa
mezarlıklardır kirli bedenlerin örtüsü
mahremiyeti gizleyen mahzen
Yapraklar gördüm kara kuru. Ah rüzgâr. Ne çıkar
İhtiyar bir adam aynada arıyor yüzünü. Ne çıkar
Yaz günlerini taşıyor mezara güz denen tabut. Ne çıkar
Ve orman saçlarını döküyor oraya buraya. Ne çıkar
Ne çıkar akşamleyin çıksam pencereye. Yanımda gözlerim
Keşke çocuklar kadar şen olsaydım
çağırsaydım mevsimi şarkılara
yahut
ağırlasaydım mevsimi şarkılarda
güzel yüzlerim olurdu
bodur tarlalarda rüzgarla ince
I
aklım ermezken
kanımı köpürtmeye giderdim
oraya
atların rüzgârla koştuğu yere
havaya taş atardım
Keşke çocuk kalabilseydim
uçurtmalarla gökyüzünde
özgürce uçabilseydim alabildiğine
sonsuzluk atım olurdu
şehrin kalabalığından uzak
iç kaymalarından
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!