(Ağabeyimden, sevdiği yarine ithafen -6-)
Ben, bir şiiri çok sevdim,
Bir de şiir gibi seni...
Ben, aslında hep şiir gibi sevdim.
Şiir gibi gözlerini,
Terör illeti ve onun yandaşlarına ithafen...
Kimliğinde ne yazarsa yazsın, gerçekte kalleştir ismin.
Kıyafetine bakma değersizdir senin cismin.
Dört bir yana asılsada o iğrenç resmin...
Giydiği libas, eşeği sultan yapmaz.
(Ağabeyimden, sevdiği yarine ithafen -7-)
Seni her gördüğümde
Kalbim çarpıyor.
Hem de delicesine...
Önce aklımı gözlerine,
Bazen suskunluğu bile susturmak istersin.
Çıkarıp derûnundan masum sükûtunu,
Kelimelerinin alnından vurmak istersin.
Tüm sesleri atıp bevatıl çukuruna,
Ölümün sessizliğiyle örtünmek istersin...
(Ağabeyimden, sevdiği yarine ithafen -8-)
Ben seni gelir diye varsaydım
Aslında ben seni hep var saydım.
Seni, sana anlatırdım uzun uzun.
Ah...
(Ağabeyimden, sevdiği yarine ithafen -9-)
Vedaları oldum olası sevmezdim zaten.
Veda eden sen olunca,
Büsbütün nefret eder oldum.
Seni soruyorlar bana.
(Ağabeyimden, sevdiği yarine ithafen -10-)
Kalbimi çaldığın için
Ceza çekmesi gereken sendin halbuki
Benim tek suçum, seni sevmekti.
Hırsız sen,
Gönlümdeki sızını bilmem nasıl anlatsam
Özleminin acısı sarılabilir mi hiç?
Rüyaları bırakıp gerçeklere kavuşsam
Dua yerine geçip kabule varır mı hiç?
Gün doğumunu bekler, geceyi karşılarım
Kelimeler ağır geliyorsa ruha, susacaksın azizim.
Sukutun yükü en ağırı olsa da, koşacaksın azizim.
Cümlelerden soyutlayıp anlamları, katacaksın ruhuna.
Alıp gönül bağındaki gamlarını, gideceksin azizim.
Gözündeki buhranları sileceksin, saracaksın yaranı.
Avare idim, vardım bir dergaha,
Allah dostları var idi orada.
Önce durdum, baktım baştaki zata
Oturdum meclise sordum o dosta.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!