Nefesimi tuttum dinliyorum,
Karanlıklara doğru gidiyorum,
Ne istedinki? umutsuz sevdam,
Sensiz hayata veda ediyorum.
Umutsuzluk yarim oldu,
Sensiz zamanları yaşamak istemiyorum.
Sensiz bu şehirde kalmak istemiyorum.
Bu sokağı, bu parkı görmek istemiyorum.
Sensiz zamanlarda sensiz olmak zor, biliyorum.
Zamanlarımı seninle dolu yaşamak varken,
Baharıma ermeden,
Soldu ümitlerim.
Gözlerim kapanacak,
Yarıya inmeden.
Nerdeyse ay da batacak,
Karanlık ve sisli penceremden.
Doğrusu bu ya! ...
Gözlerimi kapamak,
Alabildiğince yaşamak,
Ve kapıyorum gözlerimi,
Hiç ama hiç çirkin ve çıplak,
Görüntülere bakmadan,
Ömür gibi bir günün sonundayım.
Hasretlik türküsü, umutlar yumağıyım.
Her sevdanın izi kaldı bende, farkındayım.
Yeni sevdalara yolculukmu var gönül...?
Akşamın mor karanlığı her yanımda,
Ben sadece sevgimi sundum.
Tertemiz duyguların sevgisini,
Ama sen yüreğime dokundun,
Bak gördün mü? açan çiçeği,
Onu öpüyor, kokluyorum.
Ona dünyanın en güzel çiçeği diyorum.
Bir gün sorarsan beni,
Desinler olmuş bir deli.
Sokaklarda avare gezinen,
Olmuş yabani bir serseri.
Her şey bitti dediğim anda,
Anlıyorum gerçeği gözyaşlarımda.
Aylardan Aralık, ama mevsim sonbahar.
Gecenin yağan yağmuru, ıslanmış yapraklar,
Bu havada gezinince, seviniyor insanlar,
Bizi selamlıyor, sonbahar dünyası.
Günün ilk ışıkları, umutları yeşertiyor.
Masamda duran telefonlara bakıyorum.
Bir ömür gibi geçen dakikaları yaşıyorum.
Ha çaldı, ha çalacak telefonu bekliyorum.
Çalan her telefonu dinliyorum, yavaş yavaş.
Telefondaki ses, yine başka ses.
İlk kez onu otobüste gördüm, güzeldi alımlıydı.
İşte diyorum, hayalimdeki kadındı.
Sevdim onu, belki ilk görüşte.
Elimde değil, seviyorum kumral gülüm.
Kırkından sonra sevmek bir başka,
merhaba sayın seyit rıza bakır ben sefer ılkouldan ogrencınız sayenızde ıngılızce ogretmenı oldum ellerınızden opuyorum hocam yuregınıze saglık cok guzel sıırler yazmıssınız cok ozledık sızı hocam huyuke beklerız tekrar ellerınızden operım