ŞEYH VEFA SULTAN
Konya’da bir sabah, ilim kokan taşlardan
Bir çocuk geçti zamana, adını sormadan.
Babası dua, annesi sabır öğretirdi;
Adı Mustafa’ydı, gönlü erken büyürdü.
🍂🍂🍂
Medrese kapıları açıldı aklına,
Fıkıh diz çöktü edeple bakışına.
Ama ilim yetmedi, kalbi çağırdı Hakk’a;
“Bilmek başka, olmak başka” dedi susarak.
🍂🍂🍂
Bir dergâh eşiğinde çözüldü gururu,
Ekmekle imtihan etti nefsin tortusunu.
Yıllarca taş taşıdı, süpürdü eşiği;
Adını sildikçe yazıldı hakikati.
🍂🍂🍂
İlim sustu bir yerde, hikmet konuştu,
Dil değil hâl öğretti, gönül oluştu.
Az yedi, az konuştu, çokça sabretti;
Nefsini her gün yeniden terbiye etti.
🍂🍂🍂
İstanbul çağırdı onu, fetih sonrası şehir;
Taşında kılıç, toprağında dua var bir bir.
Vefa semtinde bir mum yandı sessiz,
Adını sormadı kimse; hâli her şeye yeterdi.
🍂🍂🍂
Sultanlar diz kırdı huzurunda sözsüz,
Fatih bile dinledi onu kalpten, süssüz.
Makam değil, mânâ ağırdı terazide;
Hüküm kalpten geçerdi onun nazarında.
🍂🍂🍂
Firasetiyle okurdu insanın içini,
Bir bakışta bilirdi niyeti, derdini.
Söze dökmezdi gördüğünü, susardı;
Çünkü hakikat, gürültüde kaybolurdu ona göre.
🍂🍂🍂
Ne altın istedi ne de alkış sesi;
Bir lokma, bir hırka—gerisi hevesi.
Kalp gözü açıktı, keşfi saklıydı derin;
Keramet gizlenirdi ahlâkında, dilinde değil sözün.
🍂🍂🍂
Dedi ki:
“Bu yol sözle değil, hâl ile yürünür;
Kalp yıkanın ilmi susar, dili çürür.
Kul incitenden geçmez bu kapının eşiği;
Edep, Hak yolunun en ağır yüküdür bil ki.”
🍂🍂🍂
Bir bakışıyla çözüldü nice düğüm,
Bir duasıyla hafifledi yüküm.
Ama o, olanı kendinden bilmedi;
Her lütfu Sahibine teslim etti.
🍂🍂🍂
Bir şehir öğrendi ondan vefayı ve sınırı;
Ne kendini büyüttü ne küçülttü insanı.
Gitti; adı kaldı, sesi kaldı taşlarda…
Vefa Sultan’dı o —
bir ömür, Allah’a kul kalmanın adıdır aslında.
✍️ Nûrferah / Züleyha AKTAŞ
Tarih: 31.01.2026
Cumartesi Günü. - Saat: 01:43
Kayıt Tarihi : 31.1.2026 02:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Not: Bu şiir, Fatih Sultan Mehmed Han devrinin irfan büyüklerinden Şeyh Vefa Sultan’ı anlatmak için değil; onun edep, teslimiyet ve hâl ile yoğrulmuş duruşunu bugüne ve gelecekteki nesillere taşımak için kaleme alınmıştır. Vefa Sultan’ın ilmi sözde değil yaşayışta, büyüklüğü makamda değil tevazuda arayan yönünü öne çıkarmak istedim.. Şiirde merkeze alınan esas meziyet; nefsini terbiye eden bir bilgelik, insan incitmeyen bir vakar ve kerametini ahlâkında gizleyen bir irfandır. Amaç, bir veliyi yüceltmek değil; kul kalabilmenin asaletini, sessizlikle konuşan bir hikmeti gelecek nesillere hâl olarak emanet etmektir..!




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!