Seyfeddin Karahocagil Şiirleri - Şair Se ...

Seyfeddin Karahocagil

Satırları doldurdun hicran yüklü sözlerle,
Yüreğimiz dağladın taze yanmış közlerle,
Boyun eğik yüz mahzun,yaşla dolu gözlerle,
Bir aydı yürütdüğün öksüz balan bir de ben..
...............................................Müğcella Pakdemir'e
* * *

Devamını Oku
Seyfeddin Karahocagil

Ömür neki şöyle bir iki anlık
O da böyle işte tozluk dumanlık
Sana gelen yollar zifri karanlık
Vuslat mumlarını yakar dururum..
.........................Şemsettin Dervişoğlu'nun Şiirine
***

Devamını Oku
Seyfeddin Karahocagil

Cevher kıymetini sarrafta bulur.
Ahenk: ahenk, Renk; renk, bak nasıl olur?
'Nasıl' bir soru ki: Hem de muamma,
Irmak hep inişe akıyor amma;
Zor bir iş suların sırrına varmak..

Devamını Oku
Seyfeddin Karahocagil

Biraz tökezledik dostlar bu ara
Gözler tedavide aradık çare
Güzel atışırken üstad şuara
Şiirin hazzında kaybolup gittik

El yordamıylaydı hayli uğraştık

Devamını Oku
Seyfeddin Karahocagil

Dostun gönül sarayına,
Geze geze varılırmı?
Sevgi doldur yüreğine,
Üze üze varılır mı?

Dinleyin beni ey canlar,

Devamını Oku
Seyfeddin Karahocagil

Her taşın dibinde açan çiçekte
Düşün bak arıda, balda, petekte
Yaratılmış olan çiftte ve tekte
Saklanmıştır bir giz inceden ince...

Boş geçen bir ömrün ne olur hali

Devamını Oku
Seyfeddin Karahocagil

Bizimdir bu toprak bizimdir vatan,
Toprağın altında binlerce yatan,
Düşün ey kardeşim,Yüce Yaratan
Sana da bana da,bir değilmidir?
...............................Ozan Şerafettin Hansu'ya
* * *

Devamını Oku
Seyfeddin Karahocagil

Gurbetde erir dağların karı,
Kışlar göstermezmi gelen baharı,
Gördümki çağlamış sevgi pınarı,
Bende bir damlayım duramam artık...Şeyrani'ye
* * *
Alnıma zamanın izi vursa da,

Devamını Oku
Seyfeddin Karahocagil

Kardeş dedi geldi omzuma bindi
İşi bitince de vaz geçip indi
Beni tanımadı hin olğlu hindi
Vefa kalmaz olmuş bu nasıl iştir..?
.....................Eyüp Şahan - Bu nasıl iştir Şiirine.

Devamını Oku
Seyfeddin Karahocagil

İbrahim Yusuf’um…

Bir torunum daha geldi dünyaya
İki bin on idi on iki Kasım
Benziyordu sanki bir dolun aya
Düşündük koyalım nasıl bir isim.

Devamını Oku