Dün gece
yani 03 Ağustosu 4 ağustosa bağlayan gece
yıl 1423
beynimde korkunç bir sancıyla uyudum
sabaha kadar rüyamda seninle boğuştum.
Acı çekiyordun..
Ne hoş.
Tarlalarda kar var bu sabah
ve ağaç gölgeleri hem soğuk hem loş...
gri bir kuş kanadı titriyor gölgenin üstüne
ve kar taneleri yapışıyor kabuklarına ağacın..
Bir yani beyaz,bir yanı gri kalmış gövdede
Uzuuuun ağaçların gölgelerinin tatlı serinliğinde, türlü türlü böceklerin,
çiçeklerin yaşadığı, insanoğlunun pek az uğradığı ormanlardan birinde güzel bir göl varmış...
Suyu berrak mı berrak, serin mi serin... Gölün kıyısında hayat bulmuş boynu bükük papatya, yanıbaşında o eşsiz büyülü suyun içinde açmış olan, en az kendi kadar yalnız görünen nilüfer çiçeğine sevdalanmış...
Onun görkemli görüntüsünü, saf, masum, asaletli halini hayranlıkla seyrediyormuş.
Benim Için Aglar misin?
.
Beni anladiklarini söylüyorlar
Hiç kimse beni anlayamaz
Hiç kimse...
*
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!