SEYAHAT ŞİİRLERİ

SEYAHAT ŞİİRLERİ

Lütfi Kireçci

Hey İstanbul uyan artık mahmur uykularından,
İçimde besteleri kurşunlanmış türkülerle sana geliyorum,
Esrarından arşa değen yerlere mi çıkıp ikamet edeyim
Yoksa sefere çıkmış her gemiye bu miraçtır deyip mi bineyim.
Kalkıp göç eylemezken başımızdan
Dişleri sökülmüş eylül sabahı,
Urganda boynu kırılanlara selam olsun Hubeyb’den
..

Devamını Oku
Mehmet Sabri Kılıç

Yorgunum

Her yanı kan

Her yanı irin bu dünyada

Yaşamaktan yorgunum
..

Devamını Oku
Lütfi Kireçci

Leyla ile mecnuna bırakmış kentler sohbeti,
Yürü içinde aşk masallarının çıkmaz yolu kadavra
Kırılgan bir aynada köşe bucak aradığım yüz benim değil,
İplerden akan ırmaklar kan, yalnızlık mihrabında seyahat,
Heybemde bereketli kuşlar, yangın yerinde gökkuşağı
Düşleri vurulmuştur Nil’in, Fırat duymaz Dicle’nin çığlıklarını
Nereye bakarsan bak, namlu uçlarına konuşlanmıştır hayat,
..

Devamını Oku
Lütfi Kireçci

İşkencede susabilen bir hayvanmış bedenimiz.

Elbet korkmasına korkmadık ya adüvden
Birinci şube ikliminde geçerken ocak, şubat, mart.
Boğazımızdan aceleyle uçup giderken binlerce kuş,
Meğer işkencede susabilen bir hayvanmış bedenimiz.

..

Devamını Oku
Cihat Şahin

Yolcu yolunda gerek, madem birer yolcuyuz!
Gönül vermek durağa, gafletinden o kulun.
Başka tevil beyhude, gerçek ayan biz buyuz!
Göz kapamak sefere, cehlindendir akılın.

Sanma kara topraktır, gideceğin son durak!
Epey fazla duraklar, azığını bolca koy.
..

Devamını Oku
Âşık Enver Gürkani

Yani Çanakkale geçilmez derken
Kast etmeyiz elbet cümleyi cemi
İster geç vakitte isterse erken
Seyahat ediyor yüzlerce gemi
Dostlar geçebilir düşman geçemez

Oraya geldiler eli sopalı
..

Devamını Oku
Süreyya Aktaş

Rüyalar 13

Daha dün gibi… Okuldan geldiğim günler. Eve girer girmez çantam, okul kıyafetlerim, çoraplarım odamda dağınık. Düzensiz yıllar. Sorumsuzluğumu arkamdan, toplayan ailem
- Eşyalarını topla…
- Of…

(Teşekkür Ederim Kelimesini Kullanmam Gerektiğini Bilerek)
..

Devamını Oku
Leyla Gül Varoglu

Tutup kanatlarından şiirle dize dize
Evliya Çelebi'yi nasıl anlatsam size
I
Yaşayıp gezmediğim, görmediğim yerleri
Sefergüzin Çelebi resmeylemiş mu'cize
Efsane şehirleri mahmuru seherleri
Tarih, kültür rengimi,miras bırakmış bize
..

Devamını Oku
Sabri Aksu

Saat yirmiiki sularında
Eski izmir yolunda
Seyahat ederken motorumla
Dünyam değişti o anda

Motorum her şeyimdi
Hız yapmak hevesimdi
..

Devamını Oku
Leyla Gülsüren

Eskiden köy evlerinin çoğu çatılı, kiremitli olurdu.

Böyle evlerde ikâmet etmiş olanlar hatırlayacaktır, kiremitli evlerde ev sahipleri dışında ikâmet eden canlılar olurdu.

Bunlardan bazıları saçak altında yuvalayan serçeler ve yarasalardır.

Bu canlılar bu sığınağı, âdeta nöbetleşe kullanırlar, yani serçeler gece uyur, gündüz uçarlar, yarasalarda gündüz uyur, gece uçarlar. İşte bu yaşam tarzında ibretlik bir kıssa görmüştüm.
..

Devamını Oku
Bayram Kaya

63]Ki bu paldır küldürlükte, demokrasiye kasıtlı vurulan bir garabettir. En asgari katılımci düzey ve düzlem farklılaşması 'toplumsal yurttaşlık bilinci' üzerinde olmalıdır. Düzey ve düzlemsiz olan bu farklılıklar, gelişme değil de, tam bir sıkıntı ve sıkıştırma yaratmaktadır.

Bu amaçlı kasıtlarını da; sosyal travma yobazlıklarını ve gericiliklerini ortaya koyarak, kendi dalaletlerini örterler. Bunlar pek çok da beceriksiz cahil, aymaz siyasetçilerin bir organizesidir. Hiçbir şey yapamazlarsa hemen kendinden önceki yönetimleri karalamaya başlarlar ve her tür güzel adımların halkta bir travma algısı yarattığını söyler olmaya çalışırlar. Çünkü başka işleri ve becerileri yoktur! Oynayamayan gelin, yerim darmış demesindeki gibi bahane üretirler.

Oysa muktedirlik; geçmişte şu şu olmadı da, biz elimiz kolumuz bağlı olduk demekle değildir. Asıl eldeki olanaklarlan, gelişme ve mucizeler yaratmaktır. Zaten Gazi'nin bir başka büyüklüğü de burada dır. Osmanlı bana şu şu demokrasiyi bırakmadı. Şu şu parayı ve maliyeyi bırakmadı. Şu şu askeri gücü vs. bırakmadı, demenin aczi ve sızlanması içinde olmadı.

Aklına bile getirmemiştir. Eldeki ne ise onunla kurtuluşçu çabaları ortaya koymaya koyuldu. Oysa muhteris ve başarısız yönetimler, haksız olmanın saman gibi su yüzüne çıkma psikolojisi ile siyaseten de, erkte olabilmek için, bu tür söylemleri rahatlılıkla ve zübükçe, çok çok kullanırlar.
..

Devamını Oku
Zemçi Çetinkaya

Vefa görmeyince yâr u ağyardan
Sen de bir vefasız olma be Hasan
Gülün ayrılması mümkün mü hardan
Dostluğa bahane bulma be Hasan

Kara bahtım bir kez gülmüyor diye
İnsanlar kadrimi bilmiyor diye
..

Devamını Oku
Köksal Cengiz

Verilmiş bir emir ile,
Daim Hakk’a yol alalım
Sayılı bir ömür ile
Daim Hakk’a yol alalım

Ümidimiz hiç bitmesin,
Ufukta menzil yitmesin,
..

Devamını Oku
Dede Efendi

Doğru Karar

Mazbut bir aile babası sayılırdı çevresinde. Kendi işinde hırslı fakat düşünmeden hareket etmeyen, duygunun işte yeri olmadığını bilen bir kişilikti. Gelgelelim özel haya-tında oldukça duygusal sayılırdı. Romantizmi hep canlı tutuyor, duygusallığından mutluluk çıkarabiliyordu. Üniversite yıllarından bu yana okumaya ve yazmaya hiç ara vermemişti. Ailesi kendisi ve iki çocuğuyla beraber dört kişilikti. Eşini üniversitede tanımış ve askerliğini yaptıktan sonra evlenmişti. Eşi özel bir şirkette insan kaynakları müdürlüğü yapıyordu. Çocuklar büyüyene kadar ailelerinden epey yardım görmüşlerdi. Aksi halde eşinin özel şirketten ayrılması icap ederdi ki bu da kariyerini yarım bırakması demek olurdu. Adam orta halli, on çalışanı olan bir pirinç döküm işletmesi çalıştırıyordu. Bu mesleği tesadüfen öğrenmişti. Lisede okurken babasının mobilya yapım malzemeleri satan dükkânında yazın yardım ediyordu. Dolap kapak tutacakları, koltuk ayaklarına veya masa, sehpa ayaklarına takılan pabuçlar, anahtar deliklerine takılan işlemeli dökümler, cam sehpaların altlıkları ve süslü ayaklarını sarıdan dökmek modaydı o yıllarda. Sipariş üzerine çalıştıkları bu işi yapan yaşlı, babadan kalıt sanatkar ustaya bir yakınlık duyuyor ve fırsat buldukça dükkanına gidiyordu. Ve hem yapılan işten, hem ustanın aktardığı deneyimine dayanan görüşlerini dinlemekten zevk alıyordu. O günler usta meslek sırlarını olduğu gibi aktarmıştı.

Üniversitede iktisat okumuş, askerliğini bitirince ailesi büyük şehre taşındığı için, oraya yerleşmişti. Birkaç yıl süresince, özel fabrikalarda muhasebe müdürü olarak çalışırken ilişkisi devam eden kız arkadaşı ile hayatını birleştirmişti. Bu evlilikten iki yıl arayla önce oğlan, sonra kız çocuğu doğdu. Buyruk altında çalışmaktan oldum olası hoşlanmazdı. Ne iş yapacağını düşünürken, sarı dökümcülüğünü her zaman göz önünde tutuyor ve piyasa araştırmasını ihmal etmiyordu. Fikir almak için yanına uğradığı kalıpçı akrabası da onu yüreklendirince; dükkân aramaya başladı.

Birkaç yıl içinde işleri rayına oturtmuş, yanında çalışanların sayısı ikiden beşe çık-mıştı. Bu dükkân açma işinde eşinin de büyük teşviki ve desteği olmuştu. Her başarılı erkeğin arkasında mutlaka bir kadın vardır; sözüne inananlardan olmuştu. Çocuklar ilkokula başlamış-lardı bile. Gelişmekte olan bir işi, anlaştığı bir eşi vardı. Bu mutluluk en büyük zenginlikti. İçten içe bilinçaltına, ya bunları kaybedersem korkusu yerleşmeye mi başlıyordu ne? Eskiden bende böyle bir korku yoktu. Bende ne kadar rahattım diye düşünmeye başlamıştı son aylarda. İşler de gittikçe açılıyordu, siparişlere zor yetişiyorlardı. İki sarı dökümcüsü ve iki sıvamacı almak üzere ilan astı vitrine. Sanayi de haber çabuk duyulurdu zaten. Bir hafta içinde kendisiyle beraber çalışanların sayısı on’ a çıkmıştı. Bir kişi daha alırlarsa KOBİ’lere tanınan her türlü teşvik ve kredilerden de yararlanma fırsatı doğacaktı. İşler böyle giderse altı aya kalmaz o da olurdu.
..

Devamını Oku
Ahmet Çelik

Yer altında saraydır kocaman kara delik
Kendinden emin gezer saçını etmiş belik
Oturuyor tahtında kimine göre melik
Yılanlar tayfasında bir efsane Şahmeran.

Evliya Çelebimiz yılan kaleye gider
Ejderha meclisinden nöbet tutar birkaç er
..

Devamını Oku
Recep Odacı

Yedi kat kubbenin altında ara,
Eksenimde miyim şaşıyor muyum?
Hilkat'im gereği yaşıyor muyum?
Ruhumla aramda var münazara...

Bu minval üzere yürürken hayat,
Ezel manzaranın neresindeyim?
..

Devamını Oku
Ali Uydurucu

Biz daha küçük,çocuk iken
Her gün,ilkokula gider iken
Bir beslenme çantamız vardı,
Anneler,yiyecek koyardı.

Babamız bize harçlık verir
Hocamız bize,eğitim verir
..

Devamını Oku
İsa Yazıcı

Portekiz'in zenginleşilinmesine
Büyünülük katılınkısı olunulan
Vasco da Gama,
1497'de dört gemiyle
Lizbon'dan uzun
Bir yolunulunculuğa çıkılınmış,
Güney Afrika'daki
..

Devamını Oku
Bayram Kaya

Sabahtan akşama dek av peşinde dolaşmış olmasına rağmen, işleri rast gitmemiş insan atalarımız; dilleri bir karış sarkmış olmanın yorgunluğu ve açlık mide sesleriyle; mide derilerinin birbirine geçtiği ruh hali içinde; akşama doğru güvenli bölgelere çekilirlerdi.

Bu ataların, guruldayan mide sesleri arasında bir tek düşünceleri ve belki de bir tek hayalleri vardı. O da, yiyecekti. Yiyecek düşleyen ataların; o gün aç kalışlarıyla, sabrettikleri! Akla gelmez. Sabretmenin mükâfat karşılığının da sınavı başarıyla geçmek olacağını söylemez!

Sınavı başarıyla geçmekle ödülünün ölümden sonra doymak olacağı, düşünme saflığını; akıllarının ucunda bile geçirmemişlerdi. Ve "kendilerinin sınavda olduklarını" düşünmeleri de, olanaksızdı.

Ve bir şeye de, sabretmiyorlardı. Çünkü açlığa da tokluğa da elleri mahkûmdu. Elleri mahkûm olmayı sabretmek gibi öte dünyada karşılığını görmek gibi bönlük yüceltmesine uğratmıyorlardı. Bu yüzden de, totem dönem insanları, bu bağlamda bizden çok daha gerçekçiydiler.
..

Devamını Oku
İsmail Kurt 2

Konu:Ayrılık..

Elveda deyip çekip giderken
Sadece benimmi kalbim yanacak
Mutluluğa kucak açan her bir hatıra
Mazide gözü yaşlı anı kalacak..

..

Devamını Oku