- 1951 yılında Ağrı ilinde doğdum. İlköğrenimimi aynı ilde tamamladım.
- 1967 da Van Alparslan İlköğretmen Okulunu kazanarak orta öğrenimimi de bu okulda tamamladım. 1974 yılında Rize ilinde öğretmenlik hayatıma başladım.
- 1976 yılında Ağrı iline atandım.1980 yılında Sakarya ili Hendek ilçesinde öğretmenlik görevimi sürdürdüm.
- 1988 yılında A.Ö.F.Eğitim Önlisans programından mezun oldum.
- 1992 yılında Adapazarı merkez Mithatpaşa İ.Ö.Okuluna atanarak bu okulda öğretmenlik ve idarecilik yaptım.
- 2000 yılında merkez Bahçelievler Gazi İ.Ö.Okulunun kurucu müdürlüğünü yaptıktan sonra 2001 yılında İstanbul iline atandım.
- 2004 ylında kendi isteğim üzerine otuz yıl emek verdiğim ve çok sevdiğim öğretmenlik mesleğimden emekliye ayrıldım.
- Evli ve dört çocuk babasıyım.Şiirlerim çeşitli dergilerde yayınlanmış ve T.R.T de dereceye girerek seslendirilmiştir.
- Yazmış olduğum 'Mithatpaşa İ.Ö.Okulu' adlı şiirim, Ankara Devlet Müzik Konsevatuar sanatçısı tarafından marş olarak bestelenmiş ve okula armağan edilmiştir.
- Sakarya'da çıkmakta olan 'Irmak' adlı kültür ve edebiyat dergisinin kurucu üyeliğini yaptım.
- Şiir çalışmalarım devam etmektedir. Amacım çok şiir değil kendimi ifade edebileceğim öz şiirler yazabilmektir.
Eserleri
- 1994 'te Güneşe Kar Yağmış,2004'te İçimde Gülen Çocuk adlı şiir kitaplarım yayınlanmıştır.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




-
Serde Can
Tüm YorumlarBenim yumuşak kalpli, ince ruhlu öğretmenim.. Solmayan çiçekler adlı şiirinizi okudum ve çok etkilendim.. O sayfaya da yorum yapmıştım ama belki gözünüzden kaçar düşüncesiyle buraya da yazıyorum.. Size ulaşmayı çok istiyorum.. Sizi çok seviyorum.. Hep mutlu kalın..