Sevip de yan yana gelmemek yazgı,
Gönül sahrasında yollar hep sezgi.
Hasretin bıçağı en keskin çizgi,
Vuslatı mahşere kalan aşktır bu.
Q
Nâr-ı aşk düştü de özlere yandı,
Ruhlar bu ateşi saadet sandı.
Küller semalara savrulup kondu,
Ateşin içinde doğan güldür bu.
Q
Aynı korla yanar gizli bir yara,
Dünya dar gelse de o nazlı yâra.
Düşülmez artık hiç başka bir zara,
Küllerden kurulan kutsal tahtır bu.
Q
Dokunmadan sevmek, en büyük sınav,
Ruhun pençesinde dünya birer av.
İçte kopan tufan, dışta bir salkav,
Suskun çığlıkların hür feryadıdır bu.
Q
Sabır; dile kilit, kalbe bir mühür,
Yanarken sükûtla olmaktır hür.
Zamanın çarkında her nefes zehir,
Lakin her yudumda şifa tadıdır bu.
Q
Gelmeyen baharın çiçeği gizli,
Kavuşmak hayali, yollar dehlizli.
Gözyaşı dökülür, sessiz ve izli,
Gönül dergâhında bekleyiş andıdır bu.
Q
Diller lal olsa da ruhlar konuşur,
Dualar göklerde elbet buluşur.
Hasretle pişen can, nârla tanışır,
Toprağın bağrında tohumun dertidir bu.
Q
Şikâyet eylemez, boyun bükmez hiç,
Aşkın kadehinden sabrı döker iç.
Dünya bir duraktır, dünya bir geçiş,
Ebedi vuslatın ilk adımıdır bu.
Q
Yıldızlar sönse de ümit sönmez ya,
Sabreden yüreğe dertler binmez ya.
İlahi adalette hesap dönmez ya,
Menzile yürüyen ayağın feridir bu.
Q
Varsın vuslat olmasın, yanmak da hoştur,
Aşkın nârı yoksa her şey bir boştur.
Kül olup savrulmak, en asil koştur,
Garip bir yüreğin son beyanıdır bu.
Kayıt Tarihi : 4.1.2026 16:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!