Sevgilerin en güzeli senin yüreğinde gözlerinde gülüşlerinde barınıyor.Bir rüzgar gibi deli deli esiyorsun içimde, hoyrat bir yağmur gibi yağıyorsun iliklerime kadar kötü ne varsa hepsini alıp götürüyorsun en uzaklara sana en kızgın olduğum zamanlarda bir tebessümün yetiyor dünyamın durmasına. O kadar iyi geliyorsun ki bana o kadar mutlu ediyorsun ki beni o kadar eşsiz ki ellerinden tutmak, yanında olmak, dizinde uyumak, her nefes alıp verişimde hala seni düşündükçe kıpır kıpır olmak. Aşka saçma yazmış bir arkadaş ; sanırım o hiç aşık olmamış.Aşk; Hissedilmesi en mümkün olan duygu, heyecanların doruğa ulaşmasını sağlayan bir his, hala konuşurken yanlış cümleler kuracak kadar acizlik.Aşk; hala içimde , yüreğimde, atar damarlarımda, hala titreyen o nefesimde, aşk senin yüzün, aşk senin omuzun, aşk senin kokun ,benim mutluluğum,güvenim,huzurum,ailem seninle yaşadığımız her şey bir bir aklımda ve hayal gibisin, seninle gezerken hala nasıl bu kadar heyecanlıyım hala sana o kadar fazla nasıl aşığım anlatmak istiyorum ama bir şeyler eksik cümleler tam değil..
Sana Duyduğum Aşkın Tarifi Tasviri Soyutu Yok
Sevgilim, Sen Umutsun,Bende Sevdalı...
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta