Sevgili Canlar;
Renk, ten, dil, din, cinsiyet ayırmadan hepinizi sevgiyle kucaklıyorum. Bu yazımda; böbürlenerek, hiç bitmeyecekmiş gibi hoyratça geçirdiğimiz, ama gerçekte neredeyse anlık denecek kadar kısa olan yaşamımıza anlam kazandıran mutluluklar ve üzerinde yaşadığımız, herkesin göz diktiği coğrafyamızı, tanıyıp ta tanımazlıktan geldiğimiz insanları dilimin döndüğü kadarıyla anlatmaya çalışacağım.
Acı ama ne yazık ki gerçek; çoğu zaman, bizler de eleştirdiğimiz, belki de bize karşı yapıldığında şiddetle karşı çıktığımız birçok eylemi, hatayı, ihmali yapar olduk. Mesela paylaşmayı unutup, sıradan ve bizden başka kimseye yararı olmayan, basit işlerle avunur, övünür olduk. Bazen, biz de ihmal etmiyor muyuz, sevdiklerimizi? Sorumluluklarımızı yerine getirmeyi, sevdiklerimize duyduğumuz sevgimizi hissettirmeyi ertelemiyor muyuz?
Neden dolandırmayı severiz ki sözlerimizi? Eleştirilecek bir durumu neden insanın yüzüne karşı söyleyip, eleştirmeyiz de arkasından dedikodusunu yaparız? Neden bize güvenen insanların zaaflarından yararlanmaya yelteniriz, neden? Veya neden eleştiriyi usulü dışında, ulu orta yerde, çirkince, insanları aşağılama yöntemi olarak kullanırız?
Yüzümüzde, gülücükler donmuyor mu, gördüklerimizin, duyduklarımızın karşısında? Garip ama ara sıra, bizim de gözyaşlarımız tebessümle karışmıyor mu? Zamanın değerini unutup, küsmüyor muyuz hayata?
Şöyle bir geriye dönüp baktığımızda görmek istediğimiz güzel şeyler olsun, anılarımızda, çevremizde kısaca hayatımızda. Sevgimizi, yüreğimizi, hak edenlerden esirgemeyelim ve içimizde var olan güzellikleri açığa çıkarmak için sevgiyi üstün ve egemen kılalım. Kısacası içimizdeki sıcak sese kulak verelim. Şöyle daha bir sıkı sarılalım sevdiklerimize, sevenlerimize, dostlara ve yaşama. Yıllar boşa gitmesin, zorluklarla, zorbalıklarla, kinle nefretle, zaman kaybetmeyelim. Hoşgörülü olalım, sevgiyle yapılan her şey güzeldir. Sevgiyle hayat daha da anlam kazansın.
Önemli olan, ne yaptığımız değil; severek, benimseyerek, isteyerek yapmak ve ondan kendi adımıza olduğu kadar, içinde yaşadığımız dünyamız, beraber yaşadığımız, insan ve her türlü canlı adına da bir görev, bir sorumluluk çıkartmak. Çünkü biz; bu dünyanın çocuklarıyız. Çünkü biz; bu değerlerle varız.
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Sayfamı ziyaretiniz ve güzel yorumunuzdan dolayı teşekkür ederim.
Güzel ruhlu yüreğine sağlık canım naif abim çok doğru yazmışsın ruhunun güzeliğini kalemine yansıtmışsın keşke herkes böyle düşünse dünyada kötülük olmazdı sevgi herşeyin ilacı??
Sayfamı ziyaretiniz ve güzel yorumunuzdan dolayı teşekkür ederim.
Sayfamı ziyaretiniz ve değerli yorumunuz mutlu etti. Teşekkür eder saygılar sunarım.
Bence çok çok anlamlı ve anlatımı güzel bir paylaşımdı, insanın içinden ah keşke diyesi geliyor. Paylaşımda yer alan "Şöyle daha bir sıkı sarılalım sevdiklerimize, sevenlerimize, dostlara ve yaşama. Yıllar boşa gitmesin, zorluklarla, zorbalıklarla, kinle nefretle, zaman kaybetmeyelim." ifadesine aynen katılıyorum. Ancak, son zamanlarda hızlı bir şekilde erozyona uğurayan toplumu toplum yapan o güzel adetler gelenekler görenekler ve bozulan kuralların yeniden tesis edilmesi öyle kolay olacak gibi değildir. Çünkü bilim insanlarının bir toplumda bozulan insan davranışlarının hemen tedbir alınmaya başlansa bile yüz, yüzelli yılda anca yeniden kazanılabilir görüşü boşuna söylenmiş bir görüş değildir.
Bu noktadan hareketle Allah sonumuzu hayreylesin neler için neleri feda ettik şöyle geriye bakıldığında insanın içinin burkullamsı mümkün değil
Bu anlamlı ve anlatımı güzel paylaşım için tekrar teşekkür ediyor esenlikler diliyorum.
Saygılar selamlar.
Sayfamı ziyaretiniz ve değerli yorumunuz mutlu etti. Teşekkür eder saygılar sunarım.
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta