Bir kaç gün önceydi, bir gece bir internet paylaşım sitesindeki bir arkadaşımın mesajından öğrendim hayata veda ettiğini. Seni hiç tanımıyordum ama öyle üzgün bir notla paylaşılmıştı ki haberin; merak ettim seni. ’You Know, I No Good’ idi şarkının adı, ’Biliyorsun, iyi değilim’... Bir tuşa basıp o şarkıyı dinlemek zor değildi, dinledim. Sesindeki o tınıya üzüldüm sonra da, farkında değildik ama çok şey kaybetmiştik; yazık etmiştin kendine...
Gençtin, çok güzel bir sesin, güzel şarkıların vardı. O gece yas tuttum senin için, bu güzel sesten artık yeni şarkılar duyamayacağımın acısını yaşadım sabaha dek...
Sabah uyandığımda ise beni daha büyük bir acıya salacak bir haberle sarsıldım. Benim seni keşfetmeye, seni sevmeye ve sana üzülmeye başladığım saatlerde; Mardin’de hain bir pusu kurulmuş ve 3 askerimiz şehit olmuştu, biliyor musun daha sonra 4’e yükseldi o sayı...
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını