Ben kapatınca gözlerimi
Sende kapatmıştın gözlerini
Ben açarım güzel gözlerimi
Sende açmıştın gözlerini
Sözlerimiz gözlerimizde
Duygularımız gözlerimizde
..
Sevgi… Üzerine nice yüreklerin yandığı, nice hayatların söndüğü en yüce duygu. Öyle ki; yaşam sebebi, baktığı gözü, aldığı nefesi olan ‘yar’lar, gün gelince kırk yabancı oluyor insana. Bu mu beslenilen onca duyguların, yaşanılan eşsiz paylaşımların karşılığı yani? Günün birinde hiç olmamış, tanınmamış, hatta yaşanmamış gibi çekip gitmek. Böylesi duruma sevgi adı veriliyorsa günümüzde; vay o Leyla-Mecnun’un, Kerem-Aslı’nın hallerine, vay o çıkarsız yüreklerde yatan aslan parçası başkaldırılara.
Çıkar ve egonun tatmininin ön planda yer aldığı ve çağımızdaki sevgi-aşk maskesine büründüğü zehirli sevgilerin, hala tüm varlığıyla sevmeye çalışıp ta, ‘bak ben buradayım ve hala insanca sevebiliyorum’ diyen yüreklere verdiği çıkmaz durumu ve zararı buyurun siz değerlendirin.
Sigara gibi bir anda aklına vurmuyorsa, yaşadıklarınız onsuz zamanda karşına çıkmıyorsa, uzaklara durup dururken dalıp gitmiyorsa gözlerin, kulakların kalabalıkta bile sağır değilse onsuz anlarda senin sevgin zehirlidir arkadaşım. Ya o sevgi adını koyduğun zehrini yok et, ya da iki lafının birini seni seviyorum gibi anlamı volkanları eriten sözü sarf etme. Etme ki; hala insanca sevebilen yürekler kaldıysa günümüzde, onları da zehirleme. Dilin kemiği yok her yere döner ama, yalan yere söylediğin her vaatte karşındaki yüreği kemikleştirir zamanla.
Hani derler ya; aşk gözlerde başlar diye, aşk gözlerde başlasaydı merkeplere mecnun denilirdi. Aşk mangal gibi yüreği olan zihinlerde başlar ve başladığı gibi orada yatar. Ta ki; taşıdığın yürek durana kadar.
..
Beklemek zor geldi saymakla bitmez
Önceden bu şekil ben çok bekledim
Bu sefer zor geldi belki neden yaşlılık
Artık ben beklemem ki tez isyiyorum
Sabırın sınıra dayandı tez istiyorum ben
Bu gün git yarın ben gelirim belkide
..
sevgi: bizi dostların gördüğü alışverişmiş,
sevgi:yüreğinin atışına denk gelmesiymiş,'öteki yüreğinin'...
sevgi: sorumluluklardan örülmüş bahçeymiş,
biz bekçilerin kovaladıkları çocuklarken daha....
..
ŞEYDACIK
Sevgi grubuna ne zaman katıldığını anımsamıyordu Şeydacık’ın. Sanki kuruluşundan beri varmış gibiydi. Sevgi Grubuyla özdeşleşmişti.
Şeydacık 4 yaşındayken geçirdiği çocuk felci nedeniyle yürüyen sandalyeye mahkumdu. Ama bu engeli onu dünyanın güzelliklerine küstürmek yerine içini sevgiyle doldurmuş, tam bir sevgi insanına dönüştürmüştü.
Şeydacığın kalbi güzelliklerle dolu olduğu gibi kin, nefret, hakaret, kalp kırma gibi deyimlerin anlamını bilmezdi. Sevgi saçıyordu yüreği. O nedenle gruplar paylaşamıyordu onu. O kişileri kıramadığı için gruplara üye olsa da Sevgi Grubunu evi kabul ediyordu. Ve tabi ki Şefkat Çağlayanını da ağabeyi...
..
Sevgi ile sulanan güller solmaz
Sonsuza dek açar
Tertemiz açar...
Su ile sulanan güller
Gelişir, büyür
Yeşerir, açar
..
Gençler benim size bir çift sözüm var
Kulak verip beni iyi dinleyin
İnsanları hor görüp küçümsemeyin
Büyüklerinize biraz sevgi, saygı gösterin
Hep saygılı olun hiç kusur etmeyin
Gönülleri kırıp sakın üzmeyin
..
Dolunay beklenir duygusallığın dan
Yağmur beklenir ihtiyaç tan
Güneş beklenir sıcaklık tan
Sevgi beklenir sevgiden
Düğün olmuş sevgiler den
Bayram olmuş neşeler den
..
bu dünyanın kahrı, çilesi
çekilmiyor sevgi olmayınca
bu dünyanın tadı, tuzu
olmuyor sevgi olmayınca
kalblerde olmayınca
yüreklerde olmayınca
..
Değeri vardır
Sevgi paylaşılır anlam kazanır
Sevginin sevmenin değeri vardır
Yüreğimin sayfasına yazılır
Mutlak mutluluğun değeri vardır
..
Sevgi ve mutluluk sensin uğurcan
Kirlenmiş dünyanın kirinden uzak
Sevgi ve mutluluk sensin uğurcan
Dersimiz sevgidir sevgiyle yazak
Sevgi ve mutluluk sensin uğurcan
..
Neden insan ayrılır sevip sevilmek varken
Sevgi ateşiyle yüreği kavrulurken
O an yıkılır dünyan sevipte ayrılırken
Sevipte ayrılmazsa mutlu olur her insan
Seven kalpler ayrılmadan hep elele olmalı
Sevgi bahçesine girip hep orada kalmalı
..
hey! dur dünya dönme.
dur! Sonbahar denen mevsim gelme.
adın gibi,
hüznü yüreğime yine yine indirme
yeter, yeter, yeter be!
hey mazim!
..
Yaşamı mülkümde nazdır
Bazen Kış'tır, bazen Yaz'dır
Gönlümün teline sazdır
Senin o sevgi defterin
Bir sen kaldın içimde dost
Sakın olma bir pula post
..
gencecik bir insan yaşama veda etti...ismi Barış tı...ardında yaşanmamış, yaşanması hayal edilen bir sürü duygu bıraktı......yaşayamadığı için, yaşamayı kaçırdığı için özür de dileyemeyecek....artık...
peki.....
kendi haklılığımız ve doğruluğumuz üzerine inşa ettiğimiz tekil ve doğru dediğimiz yaşamlarımızla, yaşayabileceğimiz ama sırf sadece kendi içimize bakmaktan dolayı kaçırdığımız onca iki kişilik duygumuzun hangisi için kimden özür dileyeceğiz...bizler? ? ?
unutmamak lazım ki adına 'sevgi' dediğimiz şey iki kişilik yaşanır....
..
En derin düşünen en derin sever
Sevildikçe insan seveni över
Sevgi sevildikçe göklerden yağar
Ucu gözükmeyen ummandır sevgi
Çağlayan nehirdir bendeki bu aşk
Enginlere taşan coşkuludur meşk
..
SEVGİ
Gönülden silinmez sevginin izi
Yüzümü güldüren sevgidir sevgi
Ayırma yaradan sevgiden bizi
İnsanı sevdiren sevgidir sevgi
..
Gönlümün kapısı çaldı, açtım baktım
Sevgi sözcüğü, kapının önünde
İçeri almak istemedim,bekle dedim
Dedi, artık şimdi sevgi zamanı
O kadar ısrar etmeme rağmen
Beni dinlemeyip girdi gönlümün içine
SEVGİ
..
sen, ben, ikimiz.. yekpare
denizleriz.. dağlarız
sevgi bizim adımız
sevgidir muradımız
aynı gözde güler
aynı kirpikte ağlarız
..
İnsanın gönlünde yol bulup gider,
Sevgi dediğin gönülde ırmaktır.
Bu suyu içenleri mutlu eder,
Sevgi dediğin gönülde ırmaktır.
Coşkuyla akıp aşağı indirir,
Kimi zaman başımızı döndürür.
..



