SEVGİ DERECELERİ
Sevginin ilk basamağı TUTKU dur.. bunda sevgi zannedilen şey sahiplenmedir ve bencilliktir.aşk ve sevgi ile çok karıştırılır..çölde görülen serap gibidir.. çok güzel bir gülün koparılmasına benzer.en belirgin özelliği bencillik ve kıskanma,sahiplenmedir... maçoların mankenlere olan duyguları gibidir... ya onun olur ya kimsenin...ya onundur ya da kara toprağı haketmiştir... bu gibi bencilliklerdir....
ikinci basamak AŞK tır. kaşa,göze,zülüfe. endama,yürüyüşe hayranlık ve istekle başlar.. sevgi zannedilir sevgi değildir...başka biri görüldüğünde bundan vazgeçer.. bu maymun iştahlılıktır.. gül bahçesinede gül den güle kararsızca dolaşmaktır......dimyata pirince giderken eldeki bulgurdan olanların davranışı dır.....
üçüncü basamak SEVGİ dir.. bunda gerçeklik vardır..sevdiği uğruna fedakarlık vardır.. kendi karakterini sevdiğinin karakterinde eritme vardır.....sevdiği gülün yanında onunla birlikte ölüme razıdır..... bunda öyle haller vardır ki.. ağıtlar.acılar.hüzünler.hepsi yaşanır türküler şarkılar. şiirler çıkar.. kavuşamamadan kara sevdalar oluşur....sevilen incitilmez....ama sevginin gerçeği budur.. böyle sevene aşkolsun....
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bukadar güzel bir özetleme olamaz tek kelimeyle mükemmel yüreğinize sağlık hocam saygılar.
SEVGİNİN DERESECESİ NASIL OLUR BİLMİYORUM ...BANA GÖRE SADECE İNSANI ÖNCE İNSAN OLDUĞUNDAN DOLAYI SEVMEK VE SAYGI DUYMAK VARDIR..
İKİLİ İLİŞKİLER DE ,SEVGİNİN KISKANÇLIK SİLAHIYLA VURULUP ÖLDÜRÜLMESİNE ÜZÜLÜYORUM..SEVGİ ÖYLE BİRŞEYDİR Kİ BESLENMEK İSTER,EMEK İSTER,ÖZEN İSTER..BİZ GENELDE SAHİP OLANA KADAR DEĞER VERİRİZ ONDAN SONRA ÇANTADA KEKLİK MİSALİ NASILSA BENİM DEYİP SEVGİYİ BİRDEN BİRE KENDİ KADERİNE TERK EDERİZ..
BUNUN İÇİN İKİLİ İLİŞKİLERDE BU KADAR BAŞARISIZ VE MUTSUSUZ..
SAYGILARIMLA
****Çok güzel sevgi nin dereceleri kutlarım şair yüregine emegine saglık SAYGIMLA***
Sevginin ilk basamağı TUTKU dur.. bunda sevgi zannedilen şey sahiplenmedir ve bencilliktir.aşk ve sevgi ile çok karıştırılır..çölde görülen serap gibidir.. çok güzel bir gülün koparılmasına benzer.en belirgin özelliği bencillik ve kıskanma,sahiplenmedir... maçoların mankenlere olan duyguları gibidir... ya onun olur ya kimsenin...ya onundur ya da kara toprağı haketmiştir... bu gibi bencilliklerdir....
ikinci basamak AŞK tır. kaşa,göze,zülüfe. endama,yürüyüşe hayranlık ve istekle başlar.. sevgi zannedilir sevgi değildir...başka biri görüldüğünde bundan vazgeçer.. bu maymun iştahlılıktır.. gül bahçesinede gül den güle kararsızca dolaşmaktır......dimyata pirince giderken eldeki bulgurdan olanların davranışı dır.....
üçüncü basamak SEVGİ dir.. bunda gerçeklik vardır..sevdiği uğruna fedakarlık vardır.. kendi karakterini sevdiğinin karakterinde eritme vardır.....sevdiği gülün yanında onunla birlikte ölüme razıdır..... bunda öyle haller vardır ki.. ağıtlar.acılar.hüzünler.hepsi yaşanır türküler şarkılar. şiirler çıkar.. kavuşamamadan kara sevdalar oluşur....sevilen incitilmez....ama sevginin gerçeği budur.. böyle sevene aşkolsun....
sevgi ötesi İLAHİ AŞK bunda insan.. sevginin içinde erimiştir..hiçlik deryasına geçmiştir.....leyla diye diye mevlaya kalbini açmıştır.. leylayı bile getirseler gözü görmez o yaratıklanda yaratıcıyı müşahade etmiştir...yaratılan taş,kaya.ağaç,su ve leylaarasında fark yoktur...... işte mecnunun aşkı bu dur..Yunus emrenin mevlananın aşkı. pir sultan abdalın aşkı,hallacı masurun derisini yüzdüren aşk,behlülü dananın ibrahim ethemin makamı mevkiyi padişahlığı terkettiren aşk budur...
Kalpler ilahi aşka kanat açar inşallah...Selam ve saygılar
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta