Sevgi kelimesi insanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu olarak tanımlanıyor.
Buna rağmen sevgi hangi şekilde ve nasıl tanımlanırsa tanımlansın ‘sevmek’ eylemini her hangi bir nedene dayandırmak doğru değildir. Çünkü sevmek için sebep aramak demek şart koşmak demektir.
Sevmek eyleminin içinde hesap kitap yoktur, olmamalıdır. İşin içine hesap girdiği an sevgi denilen şey bütün anlamını kaybediyor. Sevgi koşulsuz olmalıdır ve sevmek için her hangi bir neden aranmamalıdır.
Bu durumda insanın öncelikle kendisini sevmesi gerekiyor. Çünkü 'sevgi' kelimesinin ne ifade ettiği ancak bu şekilde daha iyi anlaşılabilir.
Kendisini sevmeyi bilmeyen, kendisiyle barışamamış biri, bir başkasını nasıl sevsin?
Sevgiyi anlayıp tadan, tanıyabilen ve ruhunda olgunlaştırmayı başarabilen, ancak onu başkalarına da yansıtabilir.
İnsan sevmeyi öğrendikçe de çevresini daha iyi fark etmeye, algılamaya ve objektif bir bakış açısına sahip olmaya başlar. Bu farkındalık onu olgunlaştırır, hoşgörü sahibi olmasına yardım eder.
Öte yandan sevmek bencilce bir duygudur aynı zamanda. Ancak insan fıtratında var olan sevgiyi ortaya çıkartabilir ve doğru bir çerçevede yönlendirebilirse eğer, bu bencilliğin cenderesinden kurtulabilir, sevmenin gerçek gerçek anlamda tadına varma şansı yakalar.
”Sevgi paylaşıldıkça çoğalır,” cümlesinin altında yatan anlayış bu olsa gerektir.
Evet, sevgi hayat için çok güzel ve lezzetli bir katıktır. Eğer sende varsa dağıt ve paylaş ki başkalarının da hayatı güzelleşsin, tatlansın./16.11.10
Kayıt Tarihi : 24.5.2009 18:24:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
TÜM YORUMLAR (1)