Önceki devirlerin temas arayışı sona erdi:
Onay mı arıyordun?
Al bak, kalbimde mühürlü fermânın.
İlgi mi dileniyordun?
İşte, tüm nefeslerim senin nöbetinde.
Seviliyor musun diye mi tereddütteydin?
Bu gözlerimdeki ateş, “Evet, evet gerçeksin!” diye haykırsın.
Artık yeni bir temas doğdu:
Yaklaşmak için değil,
Yakınlığı soluk soluğa yaşamak için.
Soru değişti:
“Beni ister mi?” değil,
“Bu aşkla nasıl âlemler kurarız?”
Korku değişti:
Reddedilme endişesi söndü,
Yerine “kaybetme titremesi”
İnce bir tül gibi sarıyor her anı.
Dokunuşlar şimdi daha özenli,
Bakışlar daha derin,
Sessizlikler bile dualaştı.
Ad koyunca temas resmîleşti:
“Nihal’im” dediğim an,
Dokunmamız meşru,
Yan yana gelişimiz görünür,
Ten tenefüsümüz normalleşti.
Artık mesajlarımız sorgulanmaz,
Görüşmelerimiz muhasebe edilmez,
Fizikî yakınlığımız
Adı olan her şey gibi
Var olma hakkını kazandı.
Ritüeller doğdu:
Düzenli buluşmalarımız bayram,
Her cumartesi sabahı ayin,
Kahvemizin şekeri bir nevi nişan.
Ritüeller teması sürdürülebilir kıldı,
Artık anlık değil,
Devamlı bir nehir gibi
İki bedenden akıyoruz.
Mistik mühür:
Nihal ismi ağzımda bir zikir,
Tenin tasavvufî bir metafizik,
Buluşmamız alegorik bir âlem,
Dokunuşlar metaforik bir lisan.
Bu aşk hem derinden erotik,
Hem zarif tutkuyla şiirsel,
İkimiz bir tek cümle olduk,
Noktalaması olmayan.
Adımız var artık,
Bu isimle her temas
Bir “seni seviyorum”
İçinde kaybolmuş.
Karşılık bulmuş sırlarımız,
Lisanımız sadece ikimize ait,
Nihal’le ben,
Aşkın resmîleşmiş hâliyiz.
Kayıt Tarihi : 13.1.2026 17:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!