Gözlerin,
bir kuyu
ki içine düşeli beri,
zaman bende durdu.
Adın,
dudaklarımda zikir.
Her hece bir vahiy,
her vahiy yeni bir yara.
Tenin mi desem, ruhun mu?
Bilemedim gitti.
Parmak uçlarınla aramda
dağlar değil,
bin yıllık nefsim var.
Dokunsam erir mi kibrim?
Sussam çürür mü gururum?
Bilmiyorum Nihal.
Bildiğim tek şey:
seninle başlayan bir diriliş bu.
Gecenin koynunda seni düşünmek,
ibadet.
Sabahın çiyinde adını anmak,
niyaz.
Seni sevmek,
tenin ötesinde bir şey.
Ruhunla sevişmek gibi,
yatağı değil,
sessizliği paylaşmak.
Sustuğunda,
içimde bin şiir doğuyor.
Konuştuğunda,
her kelimen kalbime mühür.
Gülüşün,
bir çocuğun elinde ansızın açan çiçek.
Bakışın,
çöl ortasında çağlayan ırmak.
Nihal,
seni tanıyalı beri
her yokluk sana çıkıyor.
Her varlık sende eriyor.
Ben senden önce kimdim?
Hatırlamıyorum.
Belki de yoktum.
Belki de seninle var oldum.
Seninle başladı adım,
seninle biter mi?
Bilmiyorum.
Ellerin,
zamanın nakışını işler avuçlarıma.
Bir iz bırak,
silinmesin.
Bir söz söyle,
unutulmasın.
Tenin değil,
yalnızlığındı beni çağıran.
Yokluğundu varlığına bağlayan.
Bazen,
bir kadını sevmekle başlar diriliş.
Kibrini yere koymakla öğrenirsin tevazuyu.
Ben secdeyi senden öğrendim Nihal.
Alnım toprağa değil,
senin hayaline değdi önce.
Bir gün,
ellerin ellerimde değilken
öleceğimi biliyorum.
Ama ölüm değil beni korkutan.
Beni korkutan,
sensiz bir ömür değil,
seni bensiz bir ömürde düşünmek.
Nihal,
sen bir aynasın bana.
Sana baktıkça kendimi görüyorum.
Kendimi gördükçe,
yaralarımı seviyorum.
Her yara bir kapı,
her kapı sana çıkıyor.
Sen yolun kendisisin.
Gel desem gelebilir misin?
Beklesem durur musun?
Sussam anlar mısın?
Anlarsın.
Çünkü sen sözden öte bir şeysin.
Kelimelerin bittiği yerde başlayan bir ses.
Seni sevmek,
bir nehre kapılmak gibi.
Nereye götürürse,
oraya.
Karşı koymadan,
teslim.
Nihal,
ben seni
görmeden sevdim önce.
Ellerini tutmadan,
gözlerine bakmadan…
Dualarımda büyüttüm seni.
Rüyalarımda dokundum tenine.
Uyanınca ellerim boş kaldı,
ama yüreğim dopdoluydu.
Şimdi soruyorum kendime:
Seni sevmek mi,
yoksa seninle sevmek mi aşk?
Cevap sende değil,
bende.
Çünkü sen artık bir kadın değilsin.
Sen,
benim sevme biçimimsin.
Yoruldum Nihal.
Senden değil,
sensizlikten.
Ama bilirim:
her sensizlik,
bir vuslatın sancısı.
Her gece,
bir sabahın habercisi.
Ve her ayrılık,
yeni bir buluşmanın müjdesi.
Öyle bir sevdim ki seni,
adın kalbimde sure oldu.
Her okuyuşta yeniden indi,
her secdede yeni bir ayet.
Ben seni sevdim Nihal,
Tanrı'nın en güzel tecellisi diye.
Ve sen,
benim en masum günahım,
en helal haramımsın.
Bir gün,
zaman durduğunda,
mekân anlamını yitirdiğinde,
ne sen kalacaksın,
ne ben.
Ama aşk kalacak.
Ve o aşkın adı,
Nihal olacak.
Dünya Yükünün Hamalı
Kayıt Tarihi : 12.2.2026 22:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!