Anlattıkça dinledi, yazdıkça okudu! .. Neyi tebliğ ediyorum ki? ? Bilmediği şeyler miydi benden duydukları ve bilmeyecek miydi, ben söylemeseydim? ? Yüreğinin bir yanı eksik ve kayıp mıydı renklerin bir kısmı? ?
Dilimi tutsaydım yaşanmamış mı olacaktı hayata dair ne varsa?
Neden’lerin ardına takılıp kalacağına, “nasıl’larla” meşgul olamaz mıydı?
Alaca karanlık kuşaklarında karanlığa küfredeceğine, bir mum yakmak aklına gelmedi mi hiç?
Mazeretlerin labirentlerinde çaresizliğin resmini çizmek yerine başını kaldırıpta doğan güneşe gülümseyemedi mi?
Hangi soruydu “doğru cevabın” adresi?
Yarısı boştu ama niye yarım bardak suya her bakışın da, dolu tarafını görmedi! ..
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…



