Yangın karanlığının içindeki darağacında sev dedi yüreğim.
İsanın çivili elleriyle koparıp yedir yasak elmayı kadınına.
Zümrüt bir sevdayla koptu yüreğim, sensizliğin ortasından...sana...
Ölüm değil iğneyle kazmak mezarımı, malum ya içinde sende olacaksın.
Uçurumun kenarındaki son nefesime, çakal ulumaları arasında karışıyor sesin.
Çiğ soğukları gibi ısıtıyorsun içimi sensizliğin belası gecelerde.
İçli bir kemanın tınısıyla kayıyor gökteki son kuyruklu yıldız.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta