Yalnızlıkla çevrili duvarlarım var benim,
Acılarımdan beton yapıp,
Kendi ellerimle kendime zindan ettiğim duvarlarım.
Dört tarafı gözyaşlarıyla çevrili insan parçası…
Sessiz çığlıklarım yankılanır bu zifiri odada,
Her bir tuğlasında silinmeyen izler, unutulan nefesler.
Dışarıda hayat süzülürken,
Esarete sürgün ruhum.
Bir gölge gibi dolaşıyorum kendi zindanımda,
Kurtuluşumun anahtarını kaybetmişim…
Belki bir el uzanır,
Belki bir ses ulaşır bu karanlığa.
Korkunun soğuk nefesi ensemde dolaşır.
Zihnimde yankılanan terkedilmiş fısıldamalar,
Beni daima, daima karanlığa çağırır.
Küflü duvarlara sinmiş hatıralar,
Unutulmuş çığlıklar misali mırıldanır sessizce.
Bir zamanlar ışığın süzüldüğü bu yerde,
Şimdi yalnızlık kök salmış derinlere.
Ellerim titrek, umudum paramparça,
Bir gün doğar mı bilmem bu sonsuz gecede.
Bak,ay bile terk etmiş gökyüzünü,
Sanki kaderim mühürlenmiş ebediyete.
Zihnimde canlanıyor kaybolan yüzler,
İsimleri solmuş, sesleri rüzgâr olmuş.
Her adımımda daha da çöküyor içimdeki şehir,
Yıkıntılar arasında benliğimi arıyorum,
Kendi yankımda boğuluyorum,
Artık duvarlar sesleniyor adımı…
Gölgeler sırtımda birer yük.
Bu döngüden kaçışım olmadığını anlıyorum.
Zaman burada duruyor sanki,
Dünüm yok, yarınım kısır…
Bilinmezliğin kollarında oradan oraya savruluyorum.
Sessizlik içime hançer gibi işliyor,
Adımlarım boşlukta kayboluyor.
Ruhum zindanıma sığmaz olmuş,
Bir çırpınış, bir feryat arıyorum…
Sesim kendime bile ulaşmaz olmuş.
Tanrım! Ya çıkar beni bu kuytudan,
Ya da imzala ölüm fermanımı.
Duvarlar kanıksadı artık çırpınışlarımı,
Umudun yanına bile erişemem artık.
Bir zamanlar ışığın süzüldüğü bu yerde,
Şimdi zulmet çekilmiş gözlerime…
Dizlerim çökmüş, kalbim atmayı unutmuş,
Gözlerimde kurumuş deniz,
Keder damarlarımda keskin bir zehir.
Tanrım! Ya yeni bir gün gönder bu zindana,
Ya da bırak, ben de gölgelerle hemhâl olayım.
Zaman, buranın paslı prangası,
Ne çözülmeye ne de kopmaya meyilli.
Kaç kez tırmandım bu duvarları,
Kaç kez düştüm kendi kuytuma…
Her basamakta biraz daha silindim.
İçimdeki şehir sağır, bu dünya dilsiz…
Ellerim boşluğa asılmış,
Zaman soğuk bir ip gibi
Boynuma dolanmış.
Tanrım! Ya bir yol çiz,
Ben de dahil olayım haritana.
Ya da bırak,
Varlığım bile sorgulanmasın yollarda.
Tanrım ! Ya bir nefes üfle içimdeki küle,
Ya da bırak, küllere karışayım ben de…
𝒫 𝑒 𝓎 𝓇 𝑒 𝓋.
#gulersaki #peyrev #şiir #sessizliğinyankısı
Güler ŞakiKayıt Tarihi : 11.7.2025 17:38:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Teşekkür ederim
TÜM YORUMLAR (2)