Sessizliğin Anatomisi

Asaf Eren Türkoğlu
197

ŞİİR


9

TAKİPÇİ

Sessizliğin Anatomisi

Yine o tanıdık, o ağır ve o kaçınılmaz eşikte duruyorsun. Gözlerindeki o sönük feri, başkalarının zifiri karanlığını aydınlatmaya çalışırken nasıl tükettiğini görüyorum. Ruhun, bir başkasının hikayesinde figüran olmaktan bitap düşmüş; ellerin, sana ait olmayan hayatların yükünü taşımaktan titriyor. Ama burası, o sahte gürültünün dindiği, dünyanın o bitmek bilmeyen taleplerinin kapı dışında kaldığı sessizliğin son kıyısı. Artık kaçacak yerin, sığınacak bir bahanen kalmadı.

Daha ne kadar başkalarının doğrularını, kendi gerçeğin sanıp bir kutsal emanet gibi sırtında taşıyacaksın? Sana ağır gelen, seni nefessiz bırakan o prangalar aslında senin değil; onlar sadece bırakmaya korktuğun, aidiyet sandığın o zehirli alışkanlıkların. Kimse seni sen olduğun için ödüllendirmeyecek; ama herkes, sen onların istediği o "ideal yabancı" olduğun sürece seni ayakta alkışlayacak. O sahte alkışların gürültüsü, ruhunun en derinden gelen çığlığını bastırmasın artık. Bir kez olsun kendine, sadece kendine dürüst olmayı dene: Gerçekten kimi ikna etmeye çalışıyorsun? Kime, hangi bedeli ödeyerek kendini kanıtlamaya çabalıyorsun?

Zaman, parmaklarının arasından bir kum tanesi gibi akıp gidiyor ve sen hâlâ başkalarının sığ kıyılarında boğuluyorsun. Kendi okyanusunun fırtınasından korktuğun için, başkasının durgun ama kirli gölüne razı geliyorsun. Oysa bir insanın kendine yapabileceği en büyük ihanet, çiçek açmadığı bir kalpte mevsimini beklemektir. Bekleme. Çünkü o mevsim hiç gelmeyecek. Sen, kendi baharının tek sahibisin.

Asaf Eren Türkoğlu
Kayıt Tarihi : 1.2.2026 14:44:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!