Gazel dolanmış ağaçların boynuna, koskoca bir şehir sis içinde debelenir..
Belki bu senenin son yağmurudur bu.
Nemli bir vedadır bulutların maksadı, saat kulesinin alnına kondurduğu buselerin.
Biraz daha ağlasıp gideceklerdir belki sessiz ve serin..
Ne zamandır tünedikleri yerden guku bile çıkmıyor artık güvercinlerin.
Nefesimizi buhar eden mevsimlerde düşüyoruz içine, böyle saçma sapan bir kederin..
Şahidiyim her günün içine karışmak için yola çıkan insana dair dertlerin.
Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi;
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...
Devamını Oku
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta