Vücudun Sessiz Mantığı
İnsan bazen kendi kalbini anlamakta zorlanır.
Ben de uzun süre seni neden düşündüğümü çözmeye çalıştım.
Mantıkla başladım.
Bir insanı sevmenin nedenlerini aradım:
sesini, bakışını, birlikte konuştuğumuz o uzun akşamları düşündüm.
Fakat ne kadar düşünürsem düşüneyim
akıl beni bir yere kadar götürdü.
Sonra durdu.
Orada başka bir şey başlıyordu.
Çünkü senin yanında bulunduğumda
bütün düşüncelerim garip bir sadeliğe kavuşuyor.
Sanki insan zihninin bütün karmaşıklığı
tek bir hakikate indirgeniyor:
yakınlık.
Bir gün fark ettim ki
seni özlemek yalnızca bir duygu değil,
bir düşünme biçimi.
Seni düşündüğümde
dünya bana daha anlaşılır geliyor.
İnsanların telaşı,
hayatın tuhaflığı,
hatta kendi yalnızlığım bile.
Belki de insan,
başka bir insanın varlığında
kendi ruhunun düzenini buluyor.
Bunu ilk anladığımda
içimde tuhaf bir sükûnet doğdu.
Çünkü o anda şunu fark ettim:
Seni sevmek
bir zayıflık değil.
Bir tür idrak.
Ve insan bazen
en doğru düşünceye
en derin duyguyla ulaşır.
Şimdi geriye dönüp bakıyorum Ali.
Hayat hâlâ karmaşık,
insan hâlâ anlaşılması güç.
Ama bir şey kesin:
Sen yanımdayken
dünya açıklanmaya daha yakın.
Belki de aşkın en entelektüel hâli
budur:
Bir insanın varlığının
hayatı daha anlaşılır kılması.
Aşk
Vücudun Sessiz Mantığı
İnsan bazen kendi kalbini anlamakta zorlanır.
Ben de uzun süre seni neden düşündüğümü çözmeye çalıştım.
Mantıkla başladım.
Bir insanı sevmenin nedenlerini aradım:
Sesini, bakışını, birlikte konuştuğumuz o uzun günleri düşündüm.
Fakat ne kadar düşünürsem düşüneyim
akıl beni bir yere kadar götürdü.
Sonra durdu.
Orada başka bir şey başlıyordu.
Çünkü senin yanında bulunduğumda
bütün düşüncelerim garip bir sadeliğe kavuşuyor.
Sanki insan zihninin bütün karmaşıklığı
tek bir hakikate indirgeniyor:
Yakınlık.
Bir gün fark ettim ki
seni özlemek yalnızca bir duygu değil,
bir düşünme biçimi.
Seni düşündüğümde
dünya bana daha anlaşılır geliyor.
İnsanların telaşı, hayatın tuhaflığı,
hatta kendi yalnızlığım bile.
Belki de insan,
başka bir insanın varlığında
kendi vücudunun düzenini buluyor.
Bunu ilk anladığımda
içimde tuhaf bir sükûnet doğdu.
Çünkü o anda şunu fark ettim:
Seni sevmek bir zayıflık değil.
Bir tür idrak.
Ve insan bazen en doğru düşünceye
en derin duyguyla ulaşır.
Şimdi geriye dönüp bakıyorum Aşk.
Hayat hâlâ karmaşık,
insan hâlâ anlaşılması güç.
Ama bir şey kesin:
Sen yanımdayken
dünya açıklanmaya daha yakın.
Belki de aşkın en entelektüel hâli
budur:
Bir insanın varlığının
hayatı daha anlaşılır kılması.
Aşk
Seni tanıdıktan sonra
aşkın aslında başka bir şey olduğunu fark ettim.
O sadece bir yangın değilmiş Aşk,
güneş gibi bir ışıkmış.
Eğer hayatın sonunda
insan geriye dönüp baktığında
bir tek şeyden emin olmak isterse
o da şudur:
Birini gerçekten sevmiş olmak.
Aşk
Sevgi,
gürültülü bir ilan değildir,
sessiz bir itiraftır.
Ben de sana bunu söylüyorum Aşk,
yüksek sesle değil
ama bütün kalbimle:
Hayatın uzun hikâyesinde
en gerçek cümle
senin adınla kuruluyor.
Aşk
Vücudun Sessiz Mantığı
İnsan bazen kendi kalbini anlamakta zorlanır.
Ben de uzun süre seni neden düşündüğümü çözmeye çalıştım.
Mantıkla başladım.
Bir insanı sevmenin nedenlerini aradım:
Sesini, bakışını, birlikte konuştuğumuz o uzun günleri düşündüm.
Fakat ne kadar düşünürsem düşüneyim
akıl beni bir yere kadar götürdü.
Aşk
Sonra durdu.
Orada başka bir şey başlıyordu.
Çünkü senin yanında bulunduğumda
bütün düşüncelerim garip bir sadeliğe kavuşuyor.
Aşk
Sanki insan zihninin bütün karmaşıklığı
tek bir hakikate indirgeniyor:
Yakınlık.
TELAŞIM
İnsan bazen,
kendi kalbini anlamakta zorlanır.
Ben de uzun süre seni neden düşündüğümü çözmeye çalıştım.
Bir gün fark ettim ki
seni özlemek yalnızca bir duygu değil,
bir düşünme biçimi.
Seni düşündüğümde
dünya bana daha anlaşılır geliyor.
İnsanların telaşı, hayatın tuhaflığı,
hatta kendi yalnızlığım bile.
Şimdi geriye dönüp bakıyorum Aşk.
Hayat hâlâ karmaşık,
insan hâlâ anlaşılması güç.
Ama bir şey kesin:
Sen yanımdayken
dünya açıklanmaya daha yakın.
Şimdi geriye dönüp bakıyorum Aşk.
Hayat hâlâ karmaşık,
insan hâlâ anlaşılması güç.
Ama bir şey kesin:
Sen yanımdayken
dünya açıklanmaya daha yakın.
Belki de insan,
başka bir insanın varlığında
kendi vücudunun düzenini buluyor.
Bunu ilk anladığımda
içimde tuhaf bir sükûnet doğdu.
Çünkü o anda şunu fark ettim:
Seni sevmek bir zayıflık değil.
Bir tür idrak.
Ve insan bazen en doğru düşünceye
en derin duyguyla ulaşır.
Şimdi geriye dönüp bakıyorum Aşk.
Hayat hâlâ karmaşık,
insan hâlâ anlaşılması güç.
Ama bir şey kesin:
Sen yanımdayken
dünya açıklanmaya daha yakın.
Şimdi geriye dönüp bakıyorum Aşk.
Hayat hâlâ karmaşık,
insan hâlâ anlaşılması güç.
Ama bir şey kesin:
Sen yanımdayken
dünya açıklanmaya daha yakın.
Aşk
Bir akşamı düşünüyorum mesela.
Masada iki bardak vardı.
Pencerenin dışında rüzgâr.
Ve sen konuşurken
ben kelimeleri değil
sesinin içindeki o sakinliği dinliyordum.
Aşk
Bir akşamı düşünüyorum mesela.
Masada iki bardak vardı.
Pencerenin dışında rüzgâr.
Ve sen konuşurken
ben kelimeleri değil
sesinin içindeki o sakinliği dinliyordum.
İnsan o an fark etmiyor.
Hayatın sıradan bir parçası sanıyor.
Ama yıllar sonra
o küçük anların
bütün hayatın ağırlığını taşıdığını anlıyor.
Şimdi seni düşündüğümde
zaman çizgi olmaktan çıkıyor.
Bir daire gibi dönüyor.
Ve her dönüşte
seninle konuştuğumuz o anlara uğruyor.
Aşk
Garip olan şu:
insan birini yalnızca hatırlamaz.
Onunla birlikte
kendi geçmişini de yeniden yaşar.
Belki bu yüzden
seninle ilgili hiçbir şey
tam olarak geçmişe ait değil.
Çünkü sen
hatıralarımın içinde değil,
zamanın içinde duruyorsun.
Ve ben bunu anladığımda
şunu fark ettim:
Bazı insanlar
hayatımıza girmez.
Hayatın kendisine karışır.
Sen benim için
tam olarak böylesin Aşk.
Aşk
Zamanın İçinde Sen
Bazen düşünüyorum da,
zaman dediğimiz şey gerçekten ilerliyor mu
yoksa biz yalnızca aynı anın içinde dolaşıp duruyor muyuz?
Çünkü seni hatırladığımda
geçmiş geri gelmiyor Aşk
hiç gitmemiş gibi oluyor.
Bir akşamı düşünüyorum mesela.
Masada iki bardak vardı.
Pencerenin dışında rüzgâr.
Ve sen konuşurken
ben kelimeleri değil
sesinin içindeki o sakinliği dinliyordum.
İnsan o an fark etmiyor.
Hayatın sıradan bir parçası sanıyor.
Ama yıllar sonra
o küçük anların
bütün hayatın ağırlığını taşıdığını anlıyor.
Şimdi seni düşündüğümde
zaman çizgi olmaktan çıkıyor.
Bir daire gibi dönüyor.
Ve her dönüşte
seninle konuştuğumuz o anlara uğruyor.
Garip olan şu:
insan birini yalnızca hatırlamaz.
Onunla birlikte
kendi geçmişini de yeniden yaşar.
Belki bu yüzden
seninle ilgili hiçbir şey
tam olarak geçmişe ait değil.
Çünkü sen
hatıralarımın içinde değil,
zamanın içinde duruyorsun.
Ve ben bunu anladığımda
şunu fark ettim:
Bazı insanlar
hayatımıza girmez.
Hayatın kendisine karışır.
Sen benim için
tam olarak böylesin Aşk.
Aşk
Kayıt Tarihi : 7.3.2026 10:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!