Olay 1 – Ekin Tarlasında Kıvımsal Paslaşma
Babanın beş evladı var, hepsi ekin gibi dizilmiş. Koçşunun tarlası da tam karşıda, sınır belli ama niyet net değil. Kızlardan biri ekin aralarına doğallık bırakır; komşu orağını salladıkça beklenmedik kıvım gelir: toprak ananın geri bildirimi.
Komşu küfreder, ama baba sahneye girer: “Bu evlat ürünüdür!” dercesine kıvımı alır, lokum gibi sindirir. Mizah burada patlar: Evladı olmayan bu kokuyu tanımaz. Çünkü kıvımın kokusu, sadece yetiştirenin burun çizgisine ulaşır.
Bu sahne artık kıvım değil—pedagojik kırsal metafor. Toprakla insan arasındaki empati hattı!
İçimi ezer delice bir cesaret
görünmez bir el kilitler kapılarımı,
miskinliğimden değil bu minnet
çaresizim seni sevdiğimi söyleyemem.
Dilsizim.
Devamını Oku
görünmez bir el kilitler kapılarımı,
miskinliğimden değil bu minnet
çaresizim seni sevdiğimi söyleyemem.
Dilsizim.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta