Sınıf Sahnesi: Gülmenin Pedagojik Doğuşu
Dersin başıydı. Zeynep güldü. Ama bu sıradan bir kahkaha değildi—bedenle yankılanan bir kıvımsal salınımdı. Biyolojik basınç, duygusal doyuş, fiziksel seğirme... sonuç: sıvı! Tuvalete doğru koştu, sınıf dondu. Ama dönüşünde en yakın arkadaşı parmaklarıyla sadece “5” dedi. Ne tepki, ne ayıplama. Sadece sayı—anlayışın sessiz ifadesi.
Tahtaya öğretmen şunu yazdı:
“Gülmek bir özgürlüktür. Ama bir başkasını ağlatacaksa bu bir kıvımsal katliamdır.”
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta