Sınıf Sahnesi: Gülmenin Pedagojik Doğuşu
Dersin başıydı. Zeynep güldü. Ama bu sıradan bir kahkaha değildi—bedenle yankılanan bir kıvımsal salınımdı. Biyolojik basınç, duygusal doyuş, fiziksel seğirme... sonuç: sıvı! Tuvalete doğru koştu, sınıf dondu. Ama dönüşünde en yakın arkadaşı parmaklarıyla sadece “5” dedi. Ne tepki, ne ayıplama. Sadece sayı—anlayışın sessiz ifadesi.
Tahtaya öğretmen şunu yazdı:
“Gülmek bir özgürlüktür. Ama bir başkasını ağlatacaksa bu bir kıvımsal katliamdır.”
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta