Karanlık bir ömrün,
Zehirli meyveleriydi,
Boğazım da düğümlenen.
Gökyüzünde cıvıl cıvıl
Uçan kuşlara özenirken…
Zindanlara düşüp,
Karanlık nemli koğuşların,
Eli-kolu bağlı,
Mahkûmu oldum.
Boş voltalarda,
Hayallerin kucağında,
Bulurdum kendimi,
Sebepsiz dalgalara inat.
Güneş doğmazdı,
Şafak sayılmazdı,
Bahar hiç uğramazdı.
Bir sigara sarardım.
Nöbeti umuda devreder,
Ümidin vaktini,
Doldurmasını beklerdim.
Havada pır-pır uçuşan kuşlara özenir,
Kelebek gibi ertesi günü,
Görmeden ölmek
İsterdim.
Karanlıktan aydınlığa,
Bir dünya açılırdı.
Mavi göğün boşluğunda,
Kuyruğu ebemkuşağı renginde,
Bir uçurtma uçardı.
Sonra sabahyıldızı el çırparak,
Dünyamı selamlardı.
Her gün bu rüyayı görür.
Gardiyanın sayım var
Sesiyle uyanırdım.
Her duruşma günü,
Hayallerimi, hayallerime saklar.
Her görüş günü,
Kulaklarımı gardiyana uzatırdım.
Yaralı bir ceylan gibi sekerken,
Ruhumun girdabında...
Bir türkü yüreğime dokunur,
Sessiz sessiz ağlardım.
Kayıt Tarihi : 26.2.2026 23:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!