Gece, şehrin üzerine ağır bir kadife gibi inerken sokak lambaları yıldızlara özeniyordu.
Rüzgâr, duvar diplerinde unutulmuş hatıraları usulca ayağa kaldırıyor, her birine yeniden nefes veriyordu.
Bir adam, cebinde kırık bir pusula ve kalbinde yönünü şaşırmış bir umut taşıyordu.
Adımlarını taş kaldırımlara bırakırken geçmişi arkasından ince bir gölge gibi sürükleniyordu.
Gökyüzü, suskun bir deniz gibi dalgasızdı ama içinde fırtınalar saklıydı.
Bir pencereden sızan sarı ışık, ona hâlâ bir yerlerde sıcaklığın mümkün olduğunu fısıldadı.
Kalbi, eski bir saatin tik takları gibi yorulmadan aynı ismi tekrar ediyordu.
ben aşkı bir üveyikten satın aldım,yaşım onaltı
o zamanlar bakır rengindeydi dağlar
daha şıvan düşmemişti böğrüme
daha deli deli esmemişti ruzigar
kalbim acıya düşmemişti
sanırdım bütün ırmaklardan koşacaktım
Devamını Oku
o zamanlar bakır rengindeydi dağlar
daha şıvan düşmemişti böğrüme
daha deli deli esmemişti ruzigar
kalbim acıya düşmemişti
sanırdım bütün ırmaklardan koşacaktım




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta