Konuştun güneşi hatırlıyordum
Bir şey eksikti, üryan cümlelerimde
İnceldiğim yerden koptum.
Acımadı ki..
Sadece bir ömürlük misafirim ben
sevmeler seni sevmeye yetmiyor..
Hiç ol/du/m aşk! ..
ateşe konuş küle ağla diyorsun.
Hiç bir kış beni böyle üşütmemişti...
anlar var andan içeri
Cümle kendiliğinden dökülür yüreğimden gizlice.
güneşin vurmadığı gölgede kalan yanında bir geçit arıyorsun,
bende bakıp seni görmek ne güzel
duada kalan aşktaki azze gibisin kendine
sadece ben kaçırıyorum!
hayatın başka bir güzelliğinden dem vuruyor.
İçimdeki bir çocuk hisseder en derini...
Rüyana mı girmeli, ak sakallı bir dede?
Bu muammalı halden
Büküldü boynum...
Sen Diye tebessüm edip,sen diye ağlıyorum..
Sanırım Seni Seviyorum...
Heyhat ki heyhat!
Aşk koşulsuz olandır.
Can veren, can buldu…
ve sen nasıl benimsin ki kimse bilmiyor ey aşk
Ne çok şeyler gelir başımıza...
En iyisi siz buyurun dinleyin yüreğimin sesini.
Bir garip hallerdeyim..
Dün nasıl olduysa karşıma çıktı...
Yanlış mı yaptım?
Ve; ben..
Ben yokluğunum sevgili.
Ben masumun,O başlattı!
İyi ki de çıktı...
İlginç değil mi?
Aldı beni gene bir aşk büyüsü....
Belki bir gün giderim...
Sanırım tanışma vaktimiz gelmişti..
aynı rüyayı görüp ayrı yerlere gidenlerle
Okumadıysanız da tavsiye edebilirim aşkı
Durdu...
O yanıma varmadan.
Hiç Düşünmeden...
Hepsi benim eserim!
Merhamet Etti..!
Tabi ki niyet önemli
Hem de gizli den de daha gizli...
İyi ki geçiyorsun zaman..!
alev alev yakmazdın
bir boşluksun kalbimin tan yerinde.
Bir adım uzağımdasın sanki..
Sen ayrı ben senden ayrı
Hey gidi yalnızlık..!
nedir bu yük,
Ama bu yolda hem kendisini hem de iblisini kurtaranlar için
Çünkü o vakit cevap, haşa ki
nedir bu yükün vermiş olduğu yalnızlık...
Yine Sen ve Ben kaldık...
bul beni ey huzur
Melami olan kişi, haydi vur kadehe de aşk aksın gözlerinden
Gözsüz görüp elsiz dokun
Özlemin azı çoğu olmaz, ağırdır işte! .
Ben bu cümlelere sığınarak anlatamam seni
Şikâyetim, sızlanışım yok inan
içimden de konuşmayacak kadar suskun..!
Sen beni bilirsin,susuyorum...
Aczi yet ki; Derunuma kondurulmuş ağır yük!
Bir maksadı ve anlamı var elbet olanların.
Y a l n ı z l ı k bu olsa gerekti
Cem-ül cem haline girmiş halim
salkım salkım anahtar gibi gecenin çobanları
Bu aralar herkes gidiyor.
Geride kalan hep ben oluyorum.
Hakkını al benden!
Engelleri aşmayanın mizanı da olmaz
Aşk-ı mecruhum,dayanamam…
Ah yâr! Hitab-ı aşk-ı kim anlar?
İçim içime sığmıyor! ..
Bil dedim beni
Yıldızlar karşıladı beni...
Ve evet, aşkın rengi k a r a n l ı ğ a benziyor.
İşte asıl “Marifet” burada gösterilecek olan marifettir.
seni düşünürken,bir şehir üşür içimde.
Cidden mutlu musunuz şimdi?
Anladım ki! ... sonrası hiç
ve ışınlanmış gibi yüreğine düşerim
Hiç yüzünü görmeden âşık oldunuz mu birine? ...
Ona yürüyecektim...
Ben kim miyim?
Açıldı kapı...
Üşümezdik..
Ruhlarımız bedenlerimizden ayrılır
Ve bir türlü gelmezdi beklenen...
Dosttan da düşmandan da...
Kapandı gözlerim...
Benim beklediğim aşk başka!
Gidelim gönlüm, ahir zaman aşklarının kabirlerine.
bana, “yâr” de ve sus dedi…
Anlıyor musun?
“Gel” diyorum duymuyorsun beni bir türlü
Arıyorum seni
Fezaya çıkar çoban yıldızıyla beraber ay ışığında...
Sen gelmeyince hâtıra bilsen neler gelir...
Naat Okuyuşunu seyrederim şems vaktinde aşkın
aslında o cennet hali dünyadaki yaşamımdı
Artık günah kadar beyazım
Burası çok hassas bir sırdır.
Velhasıl kelam derdi aşk garip çobanın
bismillah aşk için...y.ed....
Engin DemirciKayıt Tarihi : 1.2.2012 14:52:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ve bilesin üstüne aşkı giydirdiğim, Söz verdim ben bu yüreğe, Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim. Kavl-i Hz.Şems-i Tebrizi k.s.

TÜM YORUMLAR (1)