Servet Seymen Şiirleri - Şair Servet Seymen

0

TAKİPÇİ

Servet Seymen

Bir gül düştü gönlüme,
Sabır, sebat dinlemez.
Adı Gül! Mahkûm dikene!
Hükmü kör, sırrı bilenmez.

Boynu bükük, gözler giryan!

Devamını Oku
Servet Seymen

Göllü köyü? ....
Sönmüş muma dönmüş.
Fisyone güruh muhabbetten mahrum,
Diller zikirsiz yalan kusmuş.
Heyhaaat, sabır, sadakat ve dikkat...
Hawar ey kör gözler hawar!

Devamını Oku
Servet Seymen

Benim kalbim, alevimin diyarı,
Dağlar toza büründü,susuz kaldı
Ağlamaktan gözümde yaş kalmadı,
Hasretinden ey ya resulelllah.

Nerde! Nerde dedim bülbüle, yandı,

Devamını Oku
Servet Seymen

Bülbül, güle derinden bir ah çekti,
gözlerinde yaş, dilinde feryat, kalbinde acı;
Sen ey Gül! dikenin mutlak lazımı.
Diken istemese bile nazını,
Gah İbrahim, gah İsmail, gah İsanın Ahmed-ı burhanı!
Gah Ateş, gah bıçak, gah işkembe nazımı...

Devamını Oku
Servet Seymen

Ben dedimki okusam ilm-ı azam
Dedi babam yok daha ne be adam

Gerçi ilm-ı din bu devirde gerek,
Nice beyinlerde olması gerek,

Devamını Oku
Servet Seymen

Sevdan gönüllerde Sultanım.
Gönül sensiz, kararır mehtabım.
Üstümü setreyledi geceler,
Mesafeler gözlerimi perdeler.
Munfasıl bahtım iniler.
Kurban! Gönlüm gönlünle muttasıl!

Devamını Oku
Servet Seymen

Hayatın menşe-ı esasiyyesi, mutlak bir hayattır. Ondan ötesini düşünmek gaflettir. Ondan gerisini düşünmek belahettir.

Unutma ey insan! Herşey birşeyi zikreder. Tıpkı birşeyin herşeyi zikrettiği gibi. Nasıl ki herşey bir şeyi bilmekten şek ve şüphe içinde olmadığı gibi, birşey de herşeyi şeksiz-şüphesiz bilir. Zira biz, zira herşey, kendisiyle muhatap olanını bilir ve bildiği için muhatap. Tıpkı birşey herşeyle muhatap olduğu gibi.

Oysa ki, hayvanattan nebatata ve oradan da beşer ve cinnilere kadar her fani ve aciz unsur, güneşe hayat veremez, ama o güneş ki hepsinin üzerine tatlı nice hayatlar serpiyor. Evet, bir bitkinin çiçeğiyle verdiği selam güneştendir. Selamdan hemen sonraki meyve de elbette bir şems-ı nazeninin kemal-ı ikramıdır. Dalı-budağı, yemyeşil yaprak ve misk-ı amber misali kokusu da… demek oluyor ki ey zalim ve gaddar nefsim! O bitki ki, muhatap olduğu bir şems-ı münevverdir. Bir taş parçası değil.! Ey eşreful-mevcudat! O taş ki; toprak kadar tevazu, toprak kadar nimettar, toprak kadar alçakgönüllü ve merhamet için, tüm mevcudiyye-ı asliyyesiyle şems-ı toraba döner ve teslim olur. Teslim olan her yalçın toprak olma müstahakına ermiştir. Toprak küsmez. Toprak, yediği her yumruk mukabilince onda filizler biter. Her filiz döner toprağa şahitlik eder ve kendi dilince ders verir. Her zişuur, elbette bir nevi toprağın dilidirler. Kim bilir, belki de güler yüzüdürler. Bir hadis-ı şerifte fahr-ı alem (sav) şöyle buyurdular; müminin içi hüzünlü ve yüzleri güleçtir. diye buyurdular. Başka bir hadis-ı şeriflrinde de: cennet anaların ayakları altındadır. diye buyurdular. Evet, annelerin ayakları altında toprak var. İşte nükte-ı bilumum-ı ehl-ı cennet o toprakta gizli. Unutma ey beni okumakta zahmet gösteren kardeş! Annene ve babana karşı toprak gibi ol. Bir taş olmak, başkalarının yolunda engelolmak demektir. O mübarek ayakları inciniyor demektir. Yoldaki engeli kaldırmak sadakadır. Güneşe dön ve toprak olmayı bil. Rüzgara, yağmura, gölgeye ve ateşe kulak ver. Buz isen, eriyip hayat olursun.

Devamını Oku
Servet Seymen

Sana düşman olanlar,
Zulmeden o zâlimler,
Hepsi helâk oldular.
Müjde yâ Resûlullâh!

Zayıfı hor görenler,

Devamını Oku
Servet Seymen

Sen ey nefs-ı emmâre!
Beni sokturma nâre!
Bil ki, dünya bir yâre!
Bırak gidem dilbere!

Bak şeytanın yüzüne!

Devamını Oku
Servet Seymen

Çanakkalede yatan 500.000 beden dediler.
Ama ben, orada yatan sadece bir tek beden gördüm.
Nerede yatan biri varsa; kürt, Türk, Çerkez, Arap dediler!
Ama ben, orada yatan bir tek köken gördüm.
Karnı delinmiş, beyni patlamış, gözü çıkmış, dili kesilmiş dediler.
Kana bulanmış bir Kur'an, Allah'ı (cc) haykıran bir lisan gördüm.

Devamını Oku