Serotonin Çiçekleri Şiiri - Arzu Aslan

Arzu Aslan
37

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Serotonin Çiçekleri

Sürüp gidiyor hanidir
eski sevgililer bezedikçe saçlarını
yüzünün en dokunaklı büklümünde
seğiren kuşku
aşk yalpalayan
şimdiki zaman krallığında şaşkınım bir süredir

Bir tren kadar kararlıydım oysa
sevinç kadar tehlikeli
mutlu köpekleriydik tekinsiz gecelerin
kaf kaf kaf
içimde büyüyen milyon yıllık hüner
odaların üstüme som kilitli

Ahir zaman mahallelerinden
yüklendikçe kainat
hışır kağıda düşer aklım
yavaş tok kanar mürekkebi

Sürüp gidiyor hanidir
kirli sarı melez bir zaman
belki de hiç söz etmemeli
serotonin çiçeklerinden zehirli kırlangıçlardan
insan çaresizse
elleri de öyledir

Arzu Aslan
Kayıt Tarihi : 9.5.2010 22:24:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Ercan Keskin
    Ercan Keskin

    Bir tren kadar kararlıydım oysa
    sevinç kadar tehlikeli
    mutlu köpekleriydik tekinsiz gecelerin
    kaf kaf kaf
    içimde büyüyen milyon yıllık hüner
    odaların üstüme som kilitli
    Gerçeküstü betimlemelerle süslenmmiş harika bir şiir.Mutluluk hormonu mutluluk arayışının şiire yansıması olmuş...Altyapısı zengin bir çalışma..Gerçek anlamda şairce...tam puan +ant

    Cevap Yaz
  • Hasan Tan
    Hasan Tan

    insan bu..bunalınca çiçeğe böceğe sığınıyor.

    Cevap Yaz
  • Naime Erlaçin
    Naime Erlaçin

    Kumaşı sağlam bir kalem.
    Selam olsun şaire...

    'vazgeçiyorum!
    sil baştan okusun ateş bizi /

    kadife gölgelerde /
    pervasız /
    yarınlarla sevişen
    geleceğimizi.../...' (N.Erlaçin)

    Cevap Yaz
  • Hikmet Çiftçi
    Hikmet Çiftçi

    KUŞKU ve SEROTONİN

    Kuşku, ayrılığa doğru giden yolda ilk adım…
    Hep istenilen ve beğenilen şekilde görünerek cezbeyi artırmak…
    Kuşku çanlarının çaldığı yerde, yüzün en hassas bölgesinde seğirmelerle yalpalar duygular…
    Kendi zamanının kralı da olsa güven duygusu, bir kez yalpalama başlarsa, yalpalamalar sendelemelere, tökezlemelere dönüşmeye başlar. Önüne geçmek biraz zordur..

    İradenin ve yerine göre kararlılığın yetmeyeceği anlar da oluyor, insan hayatında. İradenin bile gücü yetmiyor. Akıl bile dumura uğrayabiliyor, böylesi zamanlarda…
    Duyguların sarhoşluğu ve en hoşluğu o anlık hazzın ve paylaşımın zirvelerinde gezinse ve hatta milyon yıllık maharet düşse de içre, kilitli kapılar ardında kalır, sahip çıkılmayanlar adına…

    Kuşku ve endişe…
    Geçmiş hatırlandıkça adımlanan mahallelerde, buruşturulur hışır kâğıtlar, hışırdar ellerde…
    Kanar, belirsizlik yazısının mürekkebi?

    Kirli sarı melez bir zamanı yaşamak.
    Kum fırtınasına tutulmak gibi, toz duman içinde kalmak gibi… Zamana mütenasip kirli sarı bir dere akıntısı gibi…
    Aslında öylesi zamandan hiç söz etmemek gerekir ya!..
    İnsana haz veren, insanı mutlu, huzurlu eden serotonin çiçekleri gibiydi elleri… Hassas dokunuşlarıyla zehirli kırlangıç balıklarının zehrini bile etkisizleştirirdi...
    Çaresizlikte elleri çareydi…

    Aşk, alışkanlıklarla değil, duyguların sarmalıyla sarıp kucaklar.
    İnsanın bütün ruhuna ve bedenine kılcal damarlarıyla tutunur. Can veren, kan veren olur. Can da alır, kan da…
    Gerçek aşktır ki, iki bedeni bir ten yapar dünyada…
    Tereddütsüz, kuşkusuz; iradeli ve kararlı…

    Güne düşen güzel bir şiir.

    Afet Şaşmaz’ı kutluyorum.
    Tabiatı ve insan duygularını, hormonal değişikliklerini, hazzı ve huzuru, kuşkuyu, tereddüdü ve şüpheyi, iradeyi, karalılığı, azmi ve çabayı, özlemeyi, armayı ve her şey rağmen beklemeyi konu bütünlüğü içinde çok güzel anlatmışlar.

    Sevgi ve saygı rüzgârları esenliğiniz olsun.

    Hikmet Çiftçi
    20 Kasım 2014

    “GERÇEK DOSTLAR BİRLİĞİ”

    Cevap Yaz
  • Hasan Büyükkara
    Hasan Büyükkara

    Biçare insan. Boşunalık duygusuna, beyhude güzelliklere kanat çırpan biçare insan.. Bu boşluk duygusu,kurutur ve kitapların sahife aralarına serpiştirir tüm çiçekleri

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (7)

Arzu Aslan