Gökyüzünün altında
Masada bir ay çöreği
Bir de yaren
Hadi çay koy da
İnce belliler boş kalmasın
Martılar misafirimiz olsa
Gözlerim bakar sana
Bir ışık verirsin bana
O güzelim gözlerine bakınca...
Mustafa Kemal gibiyim...
Kalsam Fikriye üzülecek...
Gitsem Latife...
Asyası ayrı dert, avrupası ayrı dert
Bir ayağım Asya da, bir ayağım Avrupa da... Boğaz köprüsü gibiyim...
Bugün hücrelerim boğuk boğuk
Biraz hüzün, biraz keder
Birde senden kalan hasrete değer...
Hayat denen bu Yolda,
Özgürlük için savaşırken,
Bulmuşum kendimi,
Dört duvar arasında bir Mahkum...
Etrafımda yankılanan sesler...
Yüreğim yüreğinde demlense
Çayın demi kadar kalsam yüreğin de
Gözlerim gözlerine ırak olmasına razıyım
Yüreğim yüreğinde demlenir Ken
Her sabah uyansan yüreğinde...
Birbirimizin kalbine yaptığımız ihaneti...
Gizli bir labirentin içinde çıkışı olmayan kapıları çalıp çalıp... İhaneti, başka ihanette saklamanın döngüsü içindeyiz...
Dönüp durmak tekrar tekrar...
Her döngü de sana varmak...
Tekrar tekrar sende kalamamak...
Bir Çocuk gülüyorsa
Eğer
Siz o zaman görün bayramı
Sadece yılda bir kaç gün değil
Oruçlu'nun beklediği gibi iftarı
Siz de beklerdiniz her gün bayramı...
Her şeyin bir önemi vardır
Elbet
Gecenin özlemidir gündüz...
Gündüz özlemez mi? geceyi...
Elbet
Suyun hasretidir yatağı...
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!