Bu gün güneş hiç bu kadar aydınlık, bu kadar güzel olmamıştı
Nergisler gülümseyiş içinde, başı göklerde dua eder gibi,
Bir güvercin gökklerde dans ediyor,
Bir yandan da seni çiziyor göklere.
Bu gün beynimdeki mantıksal kavramların anlamını yitirdiği gün
Edebiyatın ve edebi sözlerin en üst seviyeye ulaştığı gün,
Çocukluğa hasret yaşıyoruz hepimiz,
Ne ayrım, ne kavga,ne de savaş,
Küskünlükler bir günlük,
Kalpler kinden arınmış,
Önyargı duvarı yıkılmış,
Sevinçler bir, gözyaşı bir,
Yaşıyoruz hayatı bilmecelerinde kaybolup,
Bazen kendimizi tanıyamayacak hale düşeriz,
Bazen de "işte bu benim" deyip hayata dört elle sarılıyoruz.
İşte hayata dört elle sarıldığımız o anda;
Ne kadar küskünlükler,dargınlıklar varsa unutulsun isteriz,
Bir de yanımızda o güzel gözleri ile gülümseyen,
Şu gelen Derviş Ehmed değil mi?
Bak geliyor aşağıdan, kucağında ilkbahar,
Ayaklarında kıştan kalma lekenler,
Yüzünde baharla yeşeren gülümseme.
Evet O! Garip Xani!
Ey çocuk!
Yok mu sanırsın sokakların ana-babasını,
Yok mu sanırsın zenginlerin yokluk düşlerini,
Ey Çocuk!
Yürekleri sizler için yanan her birey sokakların anası babasıdır.
Biçare gönüller...
Gidemedi o son gemi.
Kuyruğuna bağlandı umutların.
Biçare gönüller...
Kabusluğunda mahpus eden rüyalar,
Git! Çook uzak olan o yere,
Zalimlerin, işkencecilerin olmadığı o yere,
Farklılıkların huzur içerisinde olduğu,
Kimsenin lider, önder olmadığı,
Paranın hüküm süremediği,
Devlet denen lanet şeyin olmadığı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!