Mavi kokuyor bütün kentler,ıslaklık çoktan sinmiş her yere
Dolaşıyorum bir başıma ihtimal, sınıra kadar.sıçrayışlar bozuyor suyun dinginliğini morca bir duman çöküyor kendi renginde ellerime ellerim yalnız, yalnızlığın ihtimali sınıra kadar. Tozlanmış imgeleri serpiyor karanlık, çiseleniyorum.Çiseliyorum ağır ağır küllere, morca bir duman çıkıyor içimden yanaklarının siyahlığında kayboluyor. Kül birikintilerine çise düşüyor resmini çiziyorum,son sınıra kadar yalnızım, duyumsuyorum.
Bu kent ölü bir kentse kaybettiğindendir, kazanan da yoksa buğusu kurumuştur ıslaklığın...
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta