Ayağımız ıslak kumlarda, tahta bir masada, sahilde geceye kaldırıyoruz kadehlerimizi.
Çapkınca bakan ayın , denize vuran baygın ışığında; aşka, sağlığa, dostluğa kalkıyor kadehler.
Tokuşan bardaklardan kahkahalara karışan anason kokusu, içmeden sarhoş ediyor.
Dillere gelen nağmeler , akla düşen anılar, an da kalan sevdalar...
Bu geceye sığdılar.
Denizin kokusuna, dostların kahkahasına ...
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta