1989 yılında İstanbul’da doğdum İstanbul’da ikamet etmekteyim ilk ve orta öğrenimimi Bağcılar da bir İlköğretim okulunda okuduktan sonra lise öğrenimimi ise Yine Bağcılarda Mehmet Niyazi Altuğ Anadolu lisesi’nde Gerçekleştirdim, Küçüklüğümden beri bilişim ve teknoloji alanına ilgim ve alakm çok büyüktü fakat sayısal dersler bana göre değildi üniversite sınavlarında istediğim neticeyi elde edemedim kazandığım bölümlerde istediğim bölümler değildi açık öğretim iktisat fakültesi kamu yönetimi bölümüne yazıldım sayısal yine ağır geldi 2. sınıfta bıraktım ve Askere gittim. 15 ay uzun dönem askerliğimi tamamladıktan sonra Üniversite eğitimi şarttı Bu sebepten Anadolu üniversitesi Açıköğretim Fakültesi sosyoloji bölümüne girdim şuan 3. sınıftayım
Bir çok alana ilgi duydum bunlardan bir kaçı edebiyat felsefe ve siyasi bilimler oldu. Araştırmak memleket meselelerine kafa yorup Muhalif yaklaşımlar sergilemeyi çok severim kendimce hep ütopik de olsa düşüncelerim vardır. Sakin efendi iyi birisi olduğum çevremdekiler tarafından bir çok kez dile getirilir. Haksızlığa tahammül edemeyen bir yapım olduğunu söyleyebilirim Yerine göre herkese de uyum sağlarım çocuksu taraflarım da vardır.
hayata her zaman bir mantık çerçevesinden baktım, kendimce hep doğrunun yanında oldum. Benim garip bir kişiliğim var sosyalojik konuları çok incelerim yaşıtlarımın bir çoğu umursamazken ben memleket meselelerine ufak yaşlardan beri kafa yorarım elime ne geçer hiçbir şey ama tutamam kendimi işte ilginç fikirlerim projelerim olur geliştiririm hep olumlu yönde, yerine göre çok de eğlenceli bir kişiyimdir. Her ne kadar etrafımdaki bir çok kişiye katı birisi olduğum intibası uyansa da öyle değildir. Doğru bildiğim düşünceyi söylemekten asla kaçınmayan bir yapıya sahibim
Özel Bir Bankada çalışmaktayım maaşımdan olmasa da işimden memnunum
sistem ve ağ uzmanıyım microsoft windows 2012 r2 server kurulum ve yönetim üzerine sertifika sahibiyim MCP yim
Sosyal hayatımın bir bölümüne de gelince gezmek, kulağa hoş gelen müzikleri dinlemek, internet’te vakit geçirmek, şiir okumak gibi faaliyetler de bulunmaktadır.
şimdilik söyleyeceklerim bu kadar zamanla hayatımdan kendimden beni tanımlayıcı yazılar yorumlar bu web sitesinde görebileceksiniz,
Kısaca HAYATI RADİKAL MUALİF YORUMLAYAN BİRİYİM
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!