Zulmeden zalime vekil mi oldun
Nemrut belasına hekim mi oldun
Söyle bu dünyada kim baki kalmış
Kurtlar sofrasında saki mi oldun
Soysuza nursuza çavuş mu oldun
Hep dualar ederdin ya
Yüreğin dert görmesin diye
Yüreğim ne dertler gördü bilemezsin
Ömrün uzun olsun derdin birde
Ölemedim ki be anne
Muradım ol,
Meramım ol
Merakım ol ama
Öfkem olma
İlacım ol,
Dermanım ol
Kainat Onun emriyle kuruldu
Yağmurlar yağdı alem soğudu
Esti rüzgarlar denizler köpürdü
Ol dedi! O ulu, kuruldu devran
Havaya ve suya, taşa, toprağa
Hani sen hakkın varlık deryasıydın
Hani bir sen vardı senden içeri
Binbir günah işleyip o bedende
Rahatca yaşayacaksın, öyle mi
İ
Ah! Panayota
Her şey, nede çok yakışırdı sana,
En çokta o papatya
Ama bu gidiş,
PERDE OYUNU
Camsız yüreklerin perdesi olmaz
Polyannayı oynayan
Pinokyosu olur sahnelerin
Bir efkar cigarası sar bana gardaş
Ufak ufak tellendireyim
Bağlamanın tellerine bağla hasretimi
Her perde de gurbet kahrı çekeyim
En son anına kadar, harcamışım hayatı
Delik deşik olmuş cebim cepkenim
Boynuma, urgan olmuş keşkelerim
Sehbayı kurmuşum, şahsıma münhasır
Niyeti de bozmuşum hazır
Git, ne olursun git
Dildar eyledim bir güzeli kendime
Uykular haram bidarım gecelerde
Diyerek başlasam söze
Ve devam etsem
Peşkeş çekmişim bir nadanı gönlüme
Demkeş olmuşum ben serkeşlik neyime




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!